Güncel

Showing posts with label Diyet. Show all posts
Showing posts with label Diyet. Show all posts

En çok kilo verdiren diyet bulundu

Written By THA on Thursday, 28 June 2012 | 23:02

Ancak bir de zararı var

Kilo vermenin altın kuralı 'aldığınızdan daha çok kalori harcayın'dır. Ancak yeni bir çalışma insanları bazı diyetlerde diğerlerinden daha etkili kalori harcadığını ortaya koydu.

Araştırmacılar aşırı kilolu insanların düşük karbonhidrat içerikli diyetlerde, az yağlı diyetlere oranla 350 kalori daha fazla harcadığını tespit etti.

Amerikan Tıp Birliği'nden Dr. David S. Ludwig böylece insanların parmağını bile kıpırdatmadan bir saatlik egzersizde harcadıkları kaloriyi harcayabileceklerini belirtti.

Araştırmada ayrıca insanların düşük yağlı diyetlere oranla düşük glisemik indeksli yiyeceklerle 150 kalori daha fazla yakabilecekleri de ortaya çıktı.

Dr. Ludwig bütün kalorilerin benzer olmadığını, bazı yiyeceklerden alınan kalorilerin metabolizma tarafından daha kolay yakıldığını söyledi.

KALORİLER BİRBİRİNDEN FARKLI MI?
Araştırma süresince katılımcıların hepsine ilk başta aynı diyet uygulandı ve hepsi ortalama olarak ağırlıklarının yüzde 14'ünü verdi.
Daha sonra katılımcılara 3 farklı, popüler diyet uygulandı.
Diyetlerin biri az yağ alımına dayalıydı, ikincisi ise düşük karbonhidrat içeren popüler Atkins diyetiydi. Üçüncüsü ise glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmeye dayalı bir diyetti.

ÇOK KİLO VERDİRDİ AMA KALBİ TEHDİT ETTİ
Düşük karbonhidrat diyetinde insanlar en fazla kiloyu verdi ancak aynı zamanda stres hormonu ve vücut iltihabı yükseldi. Bu ikisi de kalbi tehdit eden riskleri oluşturuyor.

Aynı zamanda insanlar az yağ oranı içeren diyette hem insülin direnci, hem iyi kolesterol hem de yağ seviyeleri konusunda en kötü sonuçları aldılar.

Düşük glisemik indeks diyeti ise kalori yakımı açısından düşük karbonhidrat diyeti ile aynı sonuçları verdi. Ancak araştırmacılar bu diyetin de önerilenden daha fazla yağ içerdiğinin altını çizdi. (Hürriyet)

9 ay 10 gün diyeti

Written By THA on Friday, 15 June 2012 | 23:46

Hamilelikte doğru beslenmek hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli. Alacağınız gereksiz kilolar, gebelik komplikasyonlarını artırabilir, bebeğe zarar verebilir. Bu son yazımızda, anne adaylarına kendileri ve bebekleri için altın değerinde önerilerimiz var. Bu arada, baba adayları da, sağlığı dahil bebeklerinin tüm özelliklerinde en az anne kadar etkili. Sağlıklı spermler ve dolasıyla bebeğe sahip olmak için baba adayları da bu yazımızı mutlaka okumalı...

İlk üç ay birçok anne için zor geçer. Mide bulantıları, kusmalar vs. olur. Bu süreçte beslenme nasıl programlanmalı?

- ‘Hamilesiniz’ dendiği andan itibaren hamilelik başlangıç kilonuzu not edin. İlk üç ayda 1-3 kg arasında artış ideal. Bulantınız varsa, başucunuzda galeta, ekmek, leblebi gibi alternatifler bulundurun. Sabah kahvaltısında yumurta, az tuzlu-az yağlı peynir, ceviz, bal/pekmez veya şeker ilavesiz reçel, mevsim yeşillikleri ile esmer ekmek tüketin. Hamilelik boyunca kahvaltıda çay içmeyin ki, demir rezervleriniz korunsun. Salam, sosis, sucuk, pastırma, füme gibi şarküterileri yemeyin. Öğlen peynirli sandviç bulantıya iyi gelir. Ara öğünlerde meyve, galeta, yoğurt, kuruyemiş, leblebi yiyebilirsiniz. Akşam yemeklerinde haftada 2 gün tavuk, 2 gün balık, 2 gün et, 1 gün kurubaklagil, yanında salata ve esmer ekmek tercih edin.

Ciddi iştahsızlık sorunu bulunanlara ne önerirsiniz?

- Önce yiyebildiğiniz besinlerin listesini çıkarın. Diyetisyeninizle almanız gereken kaloriye göre bu besinlerle bir diyet programı planlayın. Eksik kalan vitamin ve mineralleriniz için doktorunuz ve diyetisyeninizin önerisi doğrultusunda takviye alabilirsiniz. İlk üç ayda 12’inci hafta önemli. Artık bebeğinizin tat tomurcukları gelişiyor ve sizinle aynı tabaktan, aynı lezzetleri almaya başlıyor.

İkinci üç ayda iştahsızlık genellikle biter. Bu dönemde neye dikkat edilmeli?

- İlk üç ayda iştahsızlık yaşadıysanız ayrıca dikkat edin. İştahınızı kontrolde zorlanabilirsiniz. Bu ay kilo artışınız 3-5 kg arasında olmalı. 2-3 saatlik aralıklarla beslenin ki, ne siz ne de bebeğiniz acıksın. Özellikle tatlı isteğinizi kontrol altına alın. Günde 1 öğün tatlı alabilirsiniz. Ama tercihiniz bitter çikolata, sütlü tatlı, dondurma, meyve salatası vb. alternatiflerden yana olsun. Düzenli öğün saatlerinin, doğumdan sonra bebeğin de düzenli aralıklarla beslenmesine katkıda bulunacağını belirtmek isterim. Unutmayın, beslenme kişiliğiniz anne karnında oluşuyor.

Artan kalsiyum ihtiyacını nasıl karşılamalıyız?

- Bu dönem kalsiyum tüketiminiz çok önemli. Günde 4-5 porsiyon süt ve süt ürünü alınması gerekiyor. 2 su bardağı süt, 1 dilim peynir, 2 su bardağı yoğurt ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olacaktır. Yarım yağlı veya yağsız tercih edebilirsiniz. Ödem şikayetlerine karşı özellikle peynirin tuzsuzunu yiyin. İyotlu tuz kullanın.

Son üç ayda daha fazla kilo alınıyor. Bu dönem beslenme nasıl olmalı?

- 6’ıncı aydan itibaren bebeğinizin sevdiği yiyeceklere tepkilerini gözlemleyebilirsiniz. İştahınız daha da açılabilir. Bu aylar bebeğinizin büyüme ve gelişmesi için en önemli aylar. Demir depolarınızın hem siz hem de bebeğiniz için dolu olması şart. Yumurta, et, bulgur, kuru baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, pekmez, kuru üzüm vb. besinler beslenme programınızda mutlaka yer almalı. Posalı yiyecekleri tercih edin ki kabızlık, hemoroid gibi sorunlar yaşamayın. Sebze, meyve, kuru baklagiller, yulaf, tam buğday her öğünde masanızda olsun. Tuz tüketimine kesinlikle dikkat! Hamilelikte ödem, tansiyon sorununa yol açabiliyor. Bu durum da hem bebek hem anne için riskli. En iyi tuzu masadan kaldırmanız. 8’inci aydan itibaren midenize dikkat edin, reflü şikayetleriniz artabilir. Öğün sayınızı artırarak ve en son öğününüzü yatmadan 3 saat önceye planlayarak önlem alabilirsiniz. Bu dönemde 3-5 kg arasında kilo almanız normal.

SINAV ÖNCESİ OBEZİTE TEHLİKESİ

Ergenlik döneminde kilo sorunu yaşayan çocuklarınızı uzman desteği almadan, düşük kalorili, standart diyet listeleriyle zayıflatmaya kalkışmayın. Her yaşta kilo kaybedebilirler fakat büyüme-gelişmeyle ilgili besinlerle ilişkisi bu dönemde çok önemli. Hedef doğru beslenerek ideal kiloyu yakalamak. Okul, dershane, özel ders, hareketsiz yaşam, stres, yetersiz ve kalitesiz uyku, dengesiz beslenme hepsi eşittir ne yazık ki “sınav öncesi obezite”. Önlemek için çocuk ve gençlere öneriler:

- Mutlaka kahvaltısını evde yapın. Bunu sınav saatine göre planlamalı ve alışkanlık edinmeli.
- B12, demir sınav performansı için çok önemli. Dikkat dağınıklığı, yorgunluk, unutkanlık şikayetleri varsa kan tetkikleri değerlendirilmeli ve gerekli takviyeler alınmalı.
- Sabah yataktan kalkmakta zorlanıyorsanız, sabah güneşi eksik olabilir. D vitamini depolarına baktırın.
- Probiyotik takviyesi sindirim sistemini rahatlatır.
- Su hem bedensel hem de zihinsel performans için çok önemli. Günde 2 litre mutlaka için.
- Sınav döneminde omega-3 zihni rahatlatabilir ve stresle başetmeyi kolaylaştırır.
- Kafein dopingine dikkat! Günde 2-3 fincandan fazla kahve veya çay tüketmeyin.
- 8 saat uyku en önemli besin. Sınav stresi ile baş etmenin en iyi yollarından.
- Meyvenin şekerine ihtiyacımız var. Eğer gün içerisinde tüketmeye zamanınız olmuyorsa, kahvaltıda meyveye yer verebilirsiniz. Özellikle C vitamini olan meyvelerle daha enerjik birgün geçirebilirsiniz.
- Kuruyemişlerin azı karar, çoğu zarar. Günde 2 tüm ceviz yeterli.

YEMEĞİ ÖDÜL CEZA, KEYİF ARACI YAPMAYIN

Çocuklarınızın sağlıklı beslenmeyi öğrenmesi ve uygulamasını istiyorsanız aşağıdakileri yapmayın:
- Yemeği bir ödül olarak kullanmayın. Örneğin “Eğer sınavdan iyi not alırsan hamburger yiyebilirsin” gibi.
- Keyif aracı olarak kullanmayın. Örneğin, “Bu kurabiyeyi ye, kendini daha iyi hissedeceksin” demeyin.
- Ceza aracı olarak kullanmayın: Örneğin, “Sütünü iç, yoksa televizyon izleyemezsin” demeyin.
- Suçlu hissettirmeyin: Örneğin, “Tabağındaki pirinçleri bitir, Afrika’da çocuklar açlıktan ölüyor” demeyin.

DIYABETLİLER DİKKAT EDİN

Diyabetlilerin daha disiplinli olması gerekiyor. Bunun için:
- Esmer un ve tatlandırıcıyla hazırlanmış lezzetleri keşfedin.
- Öğünlerini 2 saatlik beslenme düzenine göre planlayın.
- Günde 300 g meyveden fazla tüketmeyin. Meyvelerin yanında süt, yoğurt veya peynir tüketin.
- Ekmeğiniz esmer olsun.
- Bulgur, kurubaklagiller, esmer pirinç ve makarna mutfağınızın baştacı olsun.
- Mısır, bezelye, patates ve havuç dörtlüsüne dikkat. Bunlara çok yüklenmeyin. Hepsi birarada olan yemekleri yememeye özen gösterin.
- Meyve suyu, gazlı ve şekerli içecekler ve alkol mutfaktan uzak durmalı.

TİROİDLİLERE ÖNERİLER

TİROİD SORUNUNUZ VARSA:


? Sabah kahvaltınızda mutlaka yumurta bulundurun.
? Tiroid problemi olan metabolizmalar tembel karakterlidir. Ne kadar yemek, o kadar iş mantığıyla çalışır. Metabolizmanızı motive etmek için egzersiz şart. Bazal metabolizma hızınızın altında kalori almayın.
? Kalsiyum sizin için çok daha önemli. 3 beyaz mutfağınızda mutalka bulunsun. D vitamini ise bu mutfağın güneşi olsun.
? Demir eksikliğine karşı mutlaka kırmızı et tükekin. Fakat tiroidin kolesterol seviyelerindeki olumsuz etkisini unutmayın, ona göre yiyin.

YÖNETİCİ KARACİĞER

Vücudunuzu büyük bir şirket olarak düşünün. Karaciğerse yönetim kurulu. Yönetim kurulundaki pürüz, bütün şirketin çökmesine neden olabilir. Kime sorarsanız karaciğer sağlanmasından sözediyor. Karaciğeri sağlıklı tutmak için:
? Kırmızı et tüketiminizi haftada 2 gün olarak sınırlandırın.
? Doymuş yağlardan uzak durun.
? Alkolden uzak durun.
? Şekerli içecek ve yiyeceklerden sakının.
? Kontrolsüz meyve tüketmeyin.
? Bel çevrenizdeki yağlardan kurtulun.
? Süt, yoğurt, peyniri yağsız tercih edin.
? Enginar, kereviz, kuşkonmaz, koyu yeşil yapraklı sebzeler tam karaciğerinize layık.

BABA ADAYLARINA ÖNERİLER

Bebeğin sağlığının temelleri daha anne karnına düşmeden atılır. Yumurtanın döllenmesi sırasında babadan gelen gen parçalarıyla annenin gen parçaları birbirine sarılır ve ortaya yeni bir gen sarmalı çıkar. Yani baba, bebeğin sağlığı da dahil olmak üzere tüm özelliklerinde en az anne kadar etkili. İşte sağlıklı spermler ve dolasıyla bebeğe sahip olmak için baba adaylarına öneriler:
? İdeal kiloda kalın. Beden kitle endeksiniz 30’un üzerine çıkmasın.
? Bel çevresi genişliği 103 santimi geçmesin.
? Sağlık muayenesinden geçip gerekli kan tetkiklerini yaptırın, tansiyonuzu ölçtürün.
? B12, çinko, folik asit, magnezyum, demir, D vitamini değerlerine göre babanın beslenme programı planlanmalı, gerekirse doktor kontrolünde takviyeler yapılabilir.
? Sigara bırakılmalı.
? Günde 7-8 saat uyumalı.
? Alkol bırakılmalı veya günlük 25 g üzerinde tüketilmemeli. (25 g alkol 2 kadeh -200 ml- şaraba eşit) Çay ve kahve tüketimi ise kontrollü olmalı.
? Günlük beslenme programında balık, ceviz, üzüm, fındık, koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi kalp-damar sağlığına faydalı besinler bulunmalı.
? Haftada 450-600 g balık tüketilmeli.
? C vitamini içeren meyveler tüketilmeli.
? Tuz tüketimi azaltılmalı veya sodyumu azaltılmış tuz tercih edilmeli.
? Haftada 300 gramın üzerinde kırmızı et tüketilmemeli.
? Ekmek tercihi tam buğday, çavdar veya çok tahıllıdan yana kullanılmalı.

BİTKİ ÇAYLARINA DİKKAT

? İlk aylarda en az 1-1,5 litre, son aylarda 3 litre su için.
? Folik asit ve B12 vitamini olmadan hamilelik düşünülemez.
? Demir desteği aldığınız öğünde süt, yoğurt veya peynir tüketmeyin. Arada en az 2 saat olsun.
? Omega-3 takviyesi alabilirsiniz (özellikle balık yemiyorsanız). Bebeğinizin beyin ve kalp ve damar sağlığı için çok faydalı.
? Sebzeleri çiğ yiyin veya buharda pişirin.
? Meyvelerinizle süt veya yoğurt tüketin. Böylece kan şekeriniz dengede kalır.
? Kafeinli, gazlı ve alkollü içeceklerden uzak durun. Bitki çayları özellikle idrar söktürücü çayları kesinlikle içmeyin. (Mesude ERŞAN-Hürriyet)

Kalıcı kilo vermenin sırları

Written By THA on Saturday, 12 May 2012 | 00:44

Sağlıklı ve etkin kilo vermenin yolu doğru beslenme alışkanlıkları kazanmaktan geçiyor.

Mutfağınızda yapacağınız küçük değişiklikler ve yeni kurallarla fark etmeden fazla kilolara veda edebilirsiniz. Bunun için öncelikle mutfağında sağlıklı yemek pişirme kurallarını uygulayın ve uygulatın. Size özel ‘diyet’ yemekleri pişirilmesi, diğer aile fertlerinin istedikleri her şeyi yemeleri sizin beslenme programınızın aksamasına yol açar. Sadece sağlıklı olmak için daha az zeytinyağı, fırında veya buğulama tekniklerini ve ocakta pişerken de düdüklüyü tercih etmeniz besin değerini korumak açısından oldukça önemlidir.

Kendinize ödül vermeyi unutmayın
Hedefleriniz kısa süreli ve gerçekli olmalı. Eğer hedefiniz kilo vermek ise, 2 haftada 9 kilo değil, 1-2 kilo vermeye çalışın. İlk yürüyüşe çıktığınızda, 3-5 kilometre değil, 1 kilometre yürüyün. Geçici olarak diyet ve kilo vermenin büyülü anındayken acıkmadığınız hissi sonra sizi fazla kilo verirken yakalarsa yemek yeme krizlerine karşı koymanız imkansızlaşır. Kendinizi ödüllendirin. Kısa süreli hedeflerinize ulaştığınızda, kendinizi ödüllendirin. Sizin için özel bir şeyler yapın. Sinemaya gidin, yeni bir giysi alın, kitap alın, okuyun veya arkadaşlarınızı ziyaret edin, ya da kendinize daha az şekerli bir tatlı yapın.

Mutfakta matematik sınavı
Besinlerinizi ölçün. Besinlerin, doğru miktarlarda yenilmesi çok önemlidir. Size önerilen miktardaki besinin ölçüsünü öğrenmek durumundasınız. İçecekleri (süt, yoğurt, ayran vb.) belirli bir bardakta, katı yiyecekleri de (et, balık, tavuk, peynir vb.) belirli bir maddenin ölçüsü ile ( 1 kibrit kutusu, 1 yumurta büyüklüğü gibi) ölçün. Yağ, pilav, makarna gibi yiyecekleri ölçmek için, yemek kaşığı, tatlı kaşığı gibi ölçüleri kullanabilirsiniz. Özellikle et, balık gibi yiyecekler için belirli ölçü edinmek çok faydalı olacaktır. Pişirilen yiyeceklerin tümünü, piştikten sonra ölçebilir veya tartabilirsiniz. Gözünüz, size gerekli olan ölçülere alışacaktır. Değişiklikleri yavaş yavaş yapın. Hedeflerinize ulaşmak uzun zaman alabilir. Yılmadan kararlı olarak devam edin. (Selahattin DÖNMEZ-Star)

7 ot, 7 mucize!

Written By THA on Thursday, 10 May 2012 | 00:01

Yaz sıcaklarının bir anda bastırmasıyla birlikte bünyemizdeki ve metabolizmamızdaki yavaşlama çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, mevsim değişimlerinin insan vucüduna olan etkisinin son derece önemli olduğunu, bu etkileri hafifletmek ve vücuttan su atılımını hızlandırmak için 7 farklı bitkiden yararlanılabileceğini belirtiyor.

Biberiye, funda yaprağı, kiraz sapı, ısırgan yaprağı, yeşil çay, maté yaprağı ve kekik gibi bitkiler içlerinde barındırdıkları özelliklerle vücutta tam bir detoks etkisi yapıyor.

İşte Prof.Dr. Erdem Yeşilada’nın önerdiği 7 farklı bitkinin kullanım amaçları…

Biberiye yaprakları, yapılan deneysel çalışmalarda pankreatik lipaz enzimini baskılayarak bağırsaklardan yağın emilmesini azalttığı ve dolayısıyla kilo almayı ve karaciğer yağlanmasını önleyebileceği bildirilmektedir. Ayrıca safra salgısını artırarak sindirimi, bilhassa yağlı besinlerin sindirimini kolaylaştırmaktadır. Diğer taraftan, biberiye yapraklarının idrar söktürücü özelliği vücuttan ödemin sökülmesine yardımcı olmaktadır.

Funda yaprakları, idrar artırıcı etkisinin yanı sıra sindirimi kolaylaştırıcı özelliği bulunmaktadır.

Kiraz sapı, idrar artırıcı özelliğinin yanı sıra zengin potasyum içeriği nedeniyle vücutta idrar ile atılan potasyum dengesinin bozulmasını önlemektedir.

Isırgan yaprakları da potasyum bakımından zengin bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olur.

Yeşil çay ve Mate, içinde bulunan kafein maddesi nedeniyle fiziksel halsizliği giderici ve enerji verici (analeptik) bir içecek olarak bilinmektedir. Kafein türevleri idrar artırıcı etkisi ile yine vücutta ödemin sökülmesine yardımcı olur. Yeşil çay ve mate bitkileri yağ yakıcı (lipolitik) ve glikojenolitik özelliktedir. yağ yakıcı etkisi klinik çalışmalar ile de ortaya konulmuştur.

Kekik uçucu yağının safra artırıcı etkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla sindirimi kolaylaştırır. (Milliyet)

Bu diyet ilacına dikkat!

Written By THA on Thursday, 5 April 2012 | 17:02

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi uyardı!..

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), “Amazon.com” gibi sitelerde de yeşil, sarı ve mavi paketlerde satılan “Japan Rapid Weight Loss Diet Pills” ilacında kanserojen maddeler olabileceği uyarısında bulundu.

FDA, yeşil pakette satılan ilaçta, kimyasal deneylerde kullanılan kanserojen etkili fenolftalein maddesi bulunduğunu bildirdi. Aynı hapların sarı pakette satılanları hakkında 2010 yılında fenolftalein ve sibutramine bulunduğu uyarısında bulunulmuştu. (Hürriyet)

Süt için, yoğurt yiyin göbek yağlarını eritin

Written By THA on Monday, 2 April 2012 | 05:18

Yeşil çay ve greyfurt metabolizmayı hızlandırıyor; ayran, peynir gibi kalsiyum içeren besinler vücut yağlarını eritiyor. Ayva, yulaf, sütlü kahve ile leblebi ise tok tutarak kilo vermenize yardımcı oluyor.

Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için dengeli beslenmek ve hareket etmek şart. Bazı gıdalar kilo verme sürecinde gerek tokluğu artırarak gerek metabolizmayı ya da yağ yakımını hızlandırarak bize yardımcı olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya'ya göre özellikle, yoğurt, greyfurt ve yeşil çay bu konuda çok öne çıkıyor. Kaya, bu durumu 'Örneğin, yüksek kalsiyum kaynağı olan yoğurt, içeriğindeki konjuge linoetik asit (CLA), nedeniyle karın yağlarını eritiyor. Her gün yoğurt tüketen kişiler, tüketmeyenlere göre yüzde 22 daha fazla kilo veriyor' sözleriyle anlatıyor. Süt, ayran ve peynir tüketildiğinde de yağ yakımı hızlanırken, kişide daha fazla doygunluk hissi de oluşuyor. Kaya, şekerin vücuda verdiği etkiyi de dengelediği için tatlıyı fazla kaçırınca da yoğurt yenilmesini önerdiklerini söyledi.

YARIM GREYFURT MUCİZESİ
Yeşil çay ve greyfurt da metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı oluyor. Kaya, 'Ana öğünlerden önce yarım greyfurt tüketmek 3 ayda diyet yapmaksızın 5 kilo verdiriyor. İlaçlarla olumsuz etkileşim gösterdiği için birlikte içmemelisiniz' dedi.

MİDENİZİ KANDIRIN
Dr. Kaya, tok tutan besinleri ise şöyle anlattı:

- Ayva: 1-2 saat tok tutar. Yemekten yarım saat önce yerseniz az yemenizi sağlar.
- Yulaf: Yüksek liflidir, bizi tok tutar.
- Sütlü kahve: Yemeklerden önce sütlü kahve tüketmek iştahı keser.
- Yeşil çay: Her gün yeşil çay tüketmek metabolizmayı hızlandırırırken, tokluk süresini uzatır.
- Beyaz / Sarı leblebi: Lifi yüksek, çiğnemesi zor, yağ oranı çok düşük.

Şeker yüklü yiyeceğe limon dopingi
Şeker, bal, reçel, tatlılar, muz, incir, üzüm, kavun, karpuz, patates, havuç, beyaz pirinç, beyaz un ve makarna şeker yükü yüksek besinleri proteinle karıştırarak yemeliyiz. Örneğin muzu yoğurtla, patatesi etle ve yoğurtla karıştırarak yemek geç acıktırır. Yemeğe limon katmak da besinlerin şeker yükünü düşürür.

Kahvaltıda yumurta yemekte kırmızı biber
KİLO kontrolüne destek olan bazı besinlerin tercih edilmesi bahar döneminde formda, enerjik ve sağlıklı olmamıza destek olacaktır. Uzman Diyetisyen Yasemin Sancak, hangi öğünde hangi gıdaları birlikte tüketebileceğimizi şöyle açıkladı:

KAHVALTI:
- Yumurta ve tam tahıllar: Yumurta tok tutar ve vücuttaki enerjiyi artırarak kas kütlesini de korur. Tam tahıllı ekmek kan şekeri dengesini koruyarak tok tutmaya yardımcı olurken, karın bölgesi yağlanmasını da azaltır.
- Yulaf ve yağsız süt: Kan şekeri dengesini, iştahı ve sindirim sistemini dengeleyen iyi bir ikilidir.

ARA ÖĞÜN:
- Yoğurt ve tarçın: Yoğurt metabolizma hızımızın desteklenmesinde, karın bölgesi yağlanmasının azalmasında etkilidir. Tarçın ise kan şekeri dengesini sağlar. Yoğurt ve tarçını birlikte tüketirseniz, tatlı ihtiyacınız da giderilir.
- Yeşil çay ve ceviz: Içinde yer alan kateşinler sayesinde metabolizmayı hızlandıran ve öğün sonrası yağ yakımına destek olduğu gösterilen yeşil çayın günde 2-3 fincan tüketilmesini ve bu etkinin desteklenmesi için haftada toplam 150 dakika egzersiz yapılması faydalı olacaktır. Ceviz ise içerdiği omega-3, lif ve protein sayesinde tok tutucudur, bağışıklık sistemi ve genel sağlığa olumlu katkıları vardır.

ARA ÖĞÜN:
- Hindiba ve kırmızı biber: Sindirime yardımcı hindibada ile içerdiği 'capcaicin' sebebiyle kan dolaşımını artırıp vücut ısısının artmasına neden olan kırmızı biberin tüketimi metabolizma açısından faydalı olacaktır.
- Somon ve mevsim salata: Bağışıklık sistemini yükselten Omega-3 yağ asidinden zengin diğer balıklar gibi somon balığı haftada en az 2 kez tüketilebilir. Mümkün olduğunca farklı renkte besinleri içeren bir salata da kilo kontrolünü düzenler. (TürkanYILMAZER-Akşam)

Sınav dönemi ve beslenme

Written By THA on Thursday, 29 March 2012 | 10:10

Pazar günü yapılacak olan yüksek öğretim sınavının birinci basamağı için üç günümüz kaldı.

Aylar süren çalışma, azim, emek ve sabrın ilk aşaması için çocuklarımız ve onların aileleri son derece stresli ve kaygılı günlerin içindeler. Her birine hakettikleri başarıyı kazanmalarını diliyorum.

Bu dönemde nasıl daha iyi hissedebilir, daha iyi beslenebilir ve sınavdaki başarıya destek olabilecek neler yapılabilirin telaşındayız ülkece. Elbette tüm bunları birkaç güne sığdırmak mümkün değil, sürecin tamamına yaymak gerekiyor hatta tüm yaşama. Yine de sınav günü oluşabilecek olumsuzlukları engelleyebilecek ve sınav performansına katkısı olabilecek önemli şeyler var yapabileceklerimiz.

Özellikle bu üç gün kendimize takılıp düşmememiz gerekiyor. Yapılabilecek küçük bir hata sınav günümüzü mahvedebilir. Bu nedenle özellikle bu 3 gün boyunca ev dışında yemek yenilmemesini öneriyorum. İnkübasyon süresi 72 saat olan bakteriler için üç gün önceden kendimizi besin zehirlenmelerine karşı korumaya almakta fayda var. Bu nedenle güvenilir besinleri güvenilir yerlerde -ki en uygunu ev gibi görünüyor- tüketmek en akıllıcası.

Biliyor muydunuz ?
Özellikle ayçiçeği çekirdeğinde bulunan magnezyum kişinin konsantrasyon yeteneğini artırırken, stres azaltıcı özelliği ile de rahatlama sağlar. Akşamları küçük birer kase tüketilebilir.

Bu 3 gün nelere dikkat edelim ?
1.
Besin zehirlenmeleri riski olduğu için 3 gün öncesinde dışarıda yemek yenmemelidir, yenilmesi zorunlu ise mayonez, tavuk gibi çabuk bozulabilecek gıdalardan sakınılmalı, açıkta satılan gıdalar tüketilmemelidir. Bir gün öncesinde gaz problemi oluşturacak kurubaklagil, lahana gibi besinlerden uzak durulmalı, başarıyı olumsuz etkileyeceği için kızartma, birçok besinin bir araya gelmesiyle oluşan karışık yemekler, çok yağlı, ağır soslu yemekler tercih edilmemeli mümkün olduğu kadar hafif, yağsız besinler tüketilmelidir.

2. Hafıza, öğrenme, konsantrasyon kapasitesinin artması ve kendimizi daha iyi hissetmemiz için en güzel besin derin su balıklarıdır. Bu 3 gün akşam yemeklerinde somon balığı ya da levrek tercih edebiliriz.

3. Stresin azaltılması açısından antioksidanların tüketilmesi önerilebilir. Balık, ceviz, fındıkta bol miktarda bulunan Omega-3 yağ asitleri antioksidandır. Haftada 2 kez balık, haftada 2-3 kez 5-6 fındık, ceviz tüketimi ile karşılanabilir. Yeşil biber, maydanoz, çilek, ıspanak, karnabahar gibi meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan C vitamini de antioksidandır. Günde 6-7 porsiyon meyve ve sebze tüketmek gereklidir. Strese karşı etkin olan yumurta, süt, ıspanak, havuç, kayısı gibi besinlerde bulunun A vitamini ve tahin, kurubaklagil, fındık, badem gibi yağlı tohumlarda bol miktarda bulunan E vitaminin tüketilmesi sınav döneminde stresin azaltılmasında etkili olacaktır.

4. Beyin fonksiyonlarında görev alan aynı zamanda bir antioksidan olan çinko da süt ve türevlerinde, tavuk, yumurta, balık, yağlı tohumlarda bulunur ve düzenli tüketilmesi gerekmektedir.

5. Yağsız et, yoğurt, salata, sebze yemeği ve kepekli ekmekten oluşan öğünler dengelidir.

6. Yapılan araştırmalarda, sabah kahvaltı eden kişilerin başarı oranlarının ve dikkat düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Bu yüzden güne kahvaltı ederek başlamak önemlidir.

7. Başarının arttırılması için şekerli besinlerin yüksek miktarda tüketimi hatalıdır. Kan şekerini hızla yükseltmeyen diğer şeker kaynakları olan meyve, kepek ekmek, kepekli makarna, bulgur, yulaf gibi şeker kaynaklarının tüketimi gerekmektedir.

8. Özellikle bu dönemde çok fazla çay, kahve ve kola içmek kalp çarpıntısına, huzursuzluğa, geç saatlerde de uykusuzluğa, korku ve endişeye neden olur. Kolalı içeceklerde bol miktarda kafein içerir. Bunların yerine antioksidan değeri yüksek, C vitamini içeren kuşburnu, papatya, adaçayı gibi bitki çayları tüketmek daha doğrudur.

9. Bu dönemde her gün bir muz tüketimi kişinin kendini çok daha huzurlu ve mutlu hissetmesini sağlayacak, kaygılarından uzaklaştırmaya yardımcı olacaktır.

Şekerli besinler ve başarı arasındaki bağlantıya ilişkin bilinen büyük yanlış

Vücudun şekere ihtiyacı var mıdır?

Vücudun sofra şekerine ihtiyacı yoktur; gün içinde normal olarak alınan besinlerle şeker ihtiyacı karşılanabilmektedir. Şekerleme, tatlı, pasta ve kurabiyelere yani basit şeker içeren yoğun karbonhidrat ağırlıklı besinlere ihtiyaç yoktur. Düzenli olarak beslenen ve öğünlerini vaktinde yapan kişilerde kan şekeri dengesi kurulduğu için tatlı yeme eğilimi çok daha az görülür. Yeterli ve dengeli beslenmeyen kişilerde tatlı ihtiyacı daha fazla oluşabilir. Vücut uzun süreli açlıktan sonra boşalan depoları doldurmak için ilk olarak yüklü miktarda karbonhidrat ve şekere eğilim gösterir. Alınan yüksek miktardaki kalorili besinin bir kısmı şeker depolarını bir kısmı da yağ depolarını doldurur. Öte yandan, psikolojik faktörler de tatlıya eğilimi yükseltir. Regl dönemine giren kadınlar, yoğun çalışanlar, stresi yüksek olanlar kendilerini tatlı yiyerek mutlu etmek isterler. Sınav dönemi de bu yaş grubunun en belirgin stresidir. Şekerli besinlerin tüketimi ise bilinenin aksine, kişide uyku hali, konsantrasyon da azalma ve hafızayı olumsuz etkileme gibi istemediğimiz olumsuzlukları doğurur.

Hafıza ve konsantrasyonu destekleyenkahvaltı

Ada çayı (bol limonlu, tarçın ve karanfilli)
2 dilim tam buğday ya da çavdar ekmeği
1 tam ceviz içi
2-3 adet çiğ fındık ya da badem
2 dilim peynir
1 su bardağı taze sıkılmış havuç veya 2 dilim ananas
1 yemek kaşığı pekmez
2-3 adet kara hurma veya kara erik
1 yumurta
10-15 dal maydanoz

Biliyor muydunuz ?
Kahvaltı öğününde proteinden zengin beslenmek, hafıza ve konsantrasyon yeteneğini arttırırken kişiyi daha uyanık ve dinç tutar.

Sınavdan önceki gün için örnek akşam mönüsü
Izgara ya da fırında somon ya da levrek
1 su bardağı taze sıkılmış ananas ya da elma suyu
1 tam ceviz içi veya 6-7 adet fındık ya da badem
Zeytinyağlı enginar ya da kereviz
Roka-havuç salata (nar ekşili)
Tam buğday ekmeği

Biliyor muydunuz ?
Adaçayı hafızayı güçlendirir. Aynı zaman da hazımsızlık, aşırı terleme ve boğaz ağrısına da iyi gelir.. (Banu-Topalakçı-Bugün)

Bu diyetleri sakın yapmayın!

Written By THA on Wednesday, 28 March 2012 | 02:29

Diyet yöntemlerindeki çeşitlilik adeta baş döndürüyor. Ancak bilim, bu diyetlerin çok az bölümünü doğru kabul ediyor.

Uzmanlar ise uyarıyor:
Yanlış diyetlerle hızla zayıflayabilirsiniz ama aynı hızla da kilo alırsınız.

Şişmanlık bir estetik sorun olmaktan öte bir hastalık olarak kabul ediliyor. Artık kilolu olan herkes sağlığı için zayıflama çabasında. Yapılan araştırmalar kilo vermenin sayısız faydasını ortaya koyuyor. Kilo vermeye başladığınız andan itibaren, insülin direnci düşüyor, dokular insülini kullanmaya başlıyor, açlık kontrol altına alınıyor, kolesterol ve yüksek tansiyon düşüyor.

Kalp-damar hastalığı riski azalırken, bağışıklık sitemi güçleniyor. Hatta depresyona yatkınlık dahi azalıyor. Ancak tüm bu yararlar kontrollü ve dengeli kilo verildiği zaman ortaya çıkıyor.Hızlı kilo vermenin, aynı hızla kilo almak anlamına geldiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu, "Haftada 0,5-1 kilo kaybı sağlıklı ve kalıcıdır. Ağırlığınızın yüzde 10-15'ini kaybetmek pek çok hastalık riskini azaltabilir" diyor.

HER DİYET UYGULANAMAZ!

Zayıflama diyetlerinin kişinin günlük besin öğesi ihtiyaçlarını karşılayan, damak tadına ve sosyal yaşamına uygun, varsa sağlık problemlerine çözüm getirici nitelikte olması gerekiyor. Ancak kısa sürede kilo vermeyi hedefleten ve bu kurallara uymayan pek çok diyet mevcut. Şengül Sangu, bu diyetleri ve sakıncalarını şöyle anlatıyor:

İŞTE O ZARARLI DİYETLER

SİHİRLİ - ŞOK DİYETLER


• Kısa sürede ağırlık kaybı sağlar, hızlı kaybedilen ağırlık yağdan değil yağsız kitleden oluşur.
• Eski beslenme alışkanlıklarına geri dönüldüğünde kaybedilen ağırlığın korunması mümkün olmaz, daha fazla kilo artışı olur.

ÇOK DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER

• 500 ile 800 veya daha az enerji gereksinimine göre düzenlenmemiştir ve kontrolsüzdür.
• Kaybedilen ağırlığın korunmasına yönelik değildir.
• Çeşitli minerallerin kaybıyla, hatta ölümle sonuçlanabilir.

ÖZEL ÜRÜNLERİ ÖNEREN DİYETLER

• Kişiler doğru beslenme alışkanlığı kazanmadıkları için ağırlıklarını koruyamazlar.
• Yetersiz ve dengesiz bir beslenme türü olduğu için çeşitli sağlık sorunlarına da neden olur.

TEK BESİNE DAYALI DİYETLER

• Monoton ve can sıkıcıdır.
• Sürekli aynı besinlere yönelmek bıktırıcıdır.
• Besin öğeleri yetersizliğine neden olur.
• Çok kısa sürelerde fazla kilo kayıpları sağlansa da kalıcı olmaz.

SU İÇME DİYETİ

• Yemek yeme yerine acıktıkça su tercih edilir.
• Hiçbir besin alınmadığından hızlı kilo kaybı gözlenmekte fakat uzun süre devamında sağlık problemleri oluşabilmektedir.
• Kilolar hızla geri alınır.

ÖĞÜN ATLAMA

• Kişiler günlük alması gereken kaloriyi kısmak adına öğün atlar.
• Öğün atlama ile birlikte vücut çalışma hızı düşer.
• Kilo verme hızı azalır veya durur.

YAĞSIZ YEME

• Sağlıksız, hatalıdır.
• Yağda eriyen vitaminler vücutta yeterince emilmez.
• Uzun süre yağsız diyet uygulaması bağırsakları yavaş çalıştırır, kabızlık oluşur.

KALORİ HESABINA DAYALI DİYETLER

• Gün içerisinde yenilen tüm besinlerin kalorilerini toplamaya dayalı bir diyettir.
• Hedef düşük kalori alınımı sağlamaktır.
• Yetersiz ve dengesiz beslenme söz konusudur.

YANLIŞ DİYETLERLE ÖNERİLEN İLAÇLAR

• Kolay yoldan kilo vermeyi amaçlar.
• İlaç, bitkisel diyet takviyeleri doktor kontrolü olmaksızın tercih edilir.
• Sağlık açısından risk oluşturur.

DİÜRETİK İLAÇLAR VE SAUNALAR

• Su kaybı gerçekleşir.
• Sahte kilo kaybı olur.
• Gerçek kilo kaybı gözlenmez.
• Sağlığı tehdit edicidir.

PROTEİN-KARBONHİDRAT AYIRAN DİYETLER

• Vücudun asit-baz dengesini bozar, kolesterolü artırır, tansiyon ve kalp- damar hastaları için zararlıdır.
• Ayrıca yiyeceklerin kendi yapısında hem protein hem de karbonhidrat bir arada bulunur, yani ayrılamaz. Süt gibi...
• Sadece et ve salata ağırlıklı listeler karbonhidrat ihtiyacını çok düşürür ve vücuda zarar verir, davranış değişikliği yapmadığı için tekrar kilo aldırır.

DİYET YAPANLARA ÖNERİLER

Diyetisyen Şengül Sangu bilinçli bir şekilde diyet yapmak isteyenlere bazı küçük önerilerde bulunuyor:
• Sizin için uygun olan besini, gerekli miktarlarda, doğru zamanda tüketin.
• Yeme alışkanlıklarınızdaki değişiklikleri yavaş yapın.
• Hedefleriniz kısa süreli ve gerçekçi olsun.
• Kendinizi ödüllendirin.
• Yavaş yiyin ve iyi çiğneyin.
• Yemek pişirme tekniklerine dikkat edin.
• İçeriği bilinmeyen hazır gıdaları tüketmeyin.
• Etiket okuma alışkanlığı kazanın.
• Seyahat, tatil ve özel günlerinizi dengeleyin.
• Bol su tüketin.
• Az ve sık beslenin, öğün atlamayın.
• Kahvaltı alışkanlığı edinin.
• Tuzu az tüketin.
• Posalı yiyecekleri tercih edin.
• Kuru baklagiller haftada en az 2-3 kez tüketin.
• Alkolü ılımlı kullanın. Alkol alırken yemek miktarını azaltın.
• Düzenli, pratik, zevkli, çok yönlü size uygun egzersiz yapın. (3 gün yürüyüş,2 gün bisiklet, 2 gün yüzme gibi).

Zayıflama haplarına dikkat

Written By THA on Monday, 19 March 2012 | 23:46

“Hapı kullandıktan 1 saat sonra bulanık görmeye başladım”

Kışın aldıkları kiloları vererek yaza girmek isteyenler ‘şok zayıflama’ ve ‘kolay zayıflama’ adı altında sunulan zayıflama haplarına yöneldi. Kilo vermek isteyenlerin asıl şikayetleri ise ticari bir yaklaşım izleyen hayal tacirleri ile karşı karşıya kaldıklarında başlıyor. Zayıflama hapları hakkında şok fazla şikayet almaya başladıklarını kaydeden Şikayetvar Yöneticisi Dr. Ömer Deveci, “Gelen şikayetlere göre çeşitli mecralarda satılan zayıflama hapları ciddi sağlık sorunlarına neden olurken bu haplar orijinal değil ve ruhsatsız olarak piyasaya sürülüyor” dedi.

Havaların ısınması ile tatil hayalleri kuran birçok insan hayalini kurduğu ince ve zarif bir bedene erişmek için hırs yapınca bu alanda faaliyet gösteren kötü niyetli kişilerin işine geldi. Türkiye’nin En Büyük Şikayet Portalı Şikayetvar’ın Şikayet verilerine göre çeşitli mecralar aracılığı ile “zayıflama haplarını” satın alan kişiler ya kilo aldı ya da ciddi sağlık sorunları yaşadı. Asıl dikkat çekilen nokta ise satın alınan ilaçların birçoğu orijinal değil.

Sağlığınıza Dikkat!

“Birçok insanın hayalini kurduğu ince ve zarif bir bedene erişme isteği kötü niyetli ve hayal tacirleri tarafından kötüye kullanılıyor” diyen Şikayetvar Yönetici Dr. Ömer Deveci, gelen şikayetler üzerine kilo vermek için zayıflama haplarını tercih edeceklere şöyle uyarılarda bulundu:

“Kışın alınan kiloların verilmesi için yaza girilirken her türlü yolu deneyenler şok zayıflama ve kolay zayıflama adı altında sunulan ilaçların yan etkilerine ve zararlarına pek bakmıyor. Gelen şikayetlere göre zayıflama haplarını kullanan kişiler kalp atışının hızlanması, yüksek tansiyon şikayetleri, aşırı terleme, kabızlık, uykusuzluk, aşırı susama, baş dönmesi, ellerde ve ayaklarda karıncalanma-uyuşukluk, burunda tıkanıklık hissi,baş ağrıları nöbetleri, aneksiyete (kaygı hali), ağız kuruluğu gibi şikayetlerde bulunuyor. Sık kilo alıp verme sonucunda da kişilerin metabolizma hızları yavaşlıyor, vücudun yağ dokusunun artıyor kas, su ve yağsız doku oranını azalıyor ve bağışıklık sisteminin zayıflıyor ve hastalıklara karşı vücut direnci zayıflayabiliyor.Eczane ve marketlerde satılan ilaç olmayan ürünler de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından ruhsatlıdır.Oysa bu ürünler Sağlık Bakanlığından ruhsat almalıdır.”

“Hapı Kullandıktan 1 Saat Sonra Bulanık Görmeye Başladım”
“İnternetten zayıflama hapını aldım ve sadece bir hapı kullandım. Hapı aldıktan 1 saat sonra bulanık görmeye başladım.Vücudumu ateş bastı ve sonraki bir saat içinde ise kalp çarpıntısından duramadım tansiyonum 16’ya çıktı. El kol ve ayaklarımda uyuşmalar gerçekleşti. Kutuyu ve dolayısıyla paramı çöpe bastım.Bu ürünü kullanmayı düşünenler varsa şiddetle uyarıyorum almayın aldırmayın.”

Hap Kullananlara Zarar Verdi

“Bundan 1 ay önce bir zayıflama ilacının çok iyi iştah kesmesi sayesinde haftada 3 kiloya kadar zayıflattığını duyduk. Teyzem kuzenim ben ve işyerinden bir arkadaşım birer kutu aldık. İlaç gerçekten iştah kesiyor ve acayip zayıflatıyor. İlk etkisini teyzemde gösterdi. Birden tansiyonu çıkmaya başladı. Bu bir hafta devam etti. İlacın yapacağını düşünemedik bile.Sonra kuzenimin vücudunda kızarıklık ve kaşıntılar olmaya başladı. Hatta kulağına taktığı küpe, parmağındaki yüzük bile alerji yapmaya başladı. Bende tansiyon düşüklüğü baş dönmesi ve kaşıntılar olunca hastaneye gittim yapılan tetkik ve tahlil sonucu ilacı içindeki bir maddenin karaciğerime zarar verdiği anlaşıldı. Kuzenim ve teyzemde şu anda tedavi görüyor. İnternet sitesinde tarım bakanlığından onaylı olduğu da yazıyor.”

Zayıflama Hapı 10 Kilo Aldırdı

“Zayıflama hapını üç kutu şeklinde kullandım. Bıraktıktan sonra iştahımda önlenemez bir artış oluştu. Yine de iştahımı dizginlediğim halde birden bire 10 kilo aldım. Yanılmıyorsam bu ilacın içinde bulunan iyot tiroitleri uyararak kilo verdiriyor; ancak tiroitlerin dengesi bozulduğundan hapı bırakınca yavaşlıyor ve yeseniz de yemeseniz de kilo alıyorsunuz. İşin en kötü kısmı tam bir aydır çok sıkı diyet ve her gün 50 dakika fitnes şeklinde spor yapmama rağmen gram veremedim. Kilom 60 idi şu anda 70 ve 70'den 1 gram aşağı oynamıyor. Metabolizmam çok fena yavaşladı. Ne yapacağımı bilemiyorum. Yardıma ihtiyacım var.”

Ürünler Bandrolsüz ve Faturasız

“İnternet sitesinden almış olduğum zayıflama hapı bandrolsüz ve faturasız yollanmıştır. Sitesinde orijinal ve de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı onaylı olduğu yazıyor fakat bana yollanan 2 kutu hap bandrolsüz ve faturasız. Kendilerini aradığımda ürünlerimiz orijinaldir demekten başka bir cevap alamadım orijinalse bandrolü ve faturası neden yok? Hapı içtim 2 saat içinde başımdan koluma kadar uyuşma oldu ve kusura bakmayın 3 gün boyunca balgam çıkardım. İnsanların sağlığıyla böyle oynuyorlar.” (vatan)

Banka ve Kredi haberleri

Daha fazla haber