Güncel

Showing posts with label İlaç. Show all posts
Showing posts with label İlaç. Show all posts

İlaçlar kimlik ile alınacak

Written By THA on Saturday, 30 June 2012 | 21:12

Sağlıkta kayıp ve kaçağı önlemek için 1 Temmuz itibariyle başlayacak olan e-reçete uygulamasıyla hastaya kağıt reçete verme devri bitiyor.

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay, hastanın yeni sistemle ilacını T.C. vatandaşlık numarasının yazılı olduğu kimlikle alabileceğini söyledi.

Sahte ya da hekimin bilgisi olmadan yazılan reçeteleri ortadan kaldırmayı hedefleyen e-reçete uygulaması hakkında bilgi veren Harun Kızılay, elektronik reçetenin hekimin hastaya yazdığı reçetenin kağıt ortamında değil SGK’nın Medula havuzuna gönderdiği reçete ile uygulanacağını söyledi. Eczacının da bu sistemle kendisine elektronik ortamda gelen reçetedeki ilaçları hastaya T.C. kimlik numarasını gösteren kimlikle vereceğini belirten Kızılay “Bu uygulamada bazı istisnalar var. TSK tarafından yazılan reçeteler, yurt dışı sigortalılarına yazılan reçeteler ve işyeri hekimlerinin fabrikadaki işçilere yazdığ reçeteler eskiden olduğu gibi yine kağıt üzerine yazılacak” dedi.

T.C. NUMARASI OLMAYANA İLAÇ VERİLMEYECEK
Elektronik reçete ile ilgili sıkıntıların Medula’dan kaynaklanabileceğini kaydeden Kızılay, sistemin mutlaka aksaksız çalışması gerektiğini dile getirdi. Hastanın kimliği olmadan eczanelerden ilacının alamayacağını söyleyen Kızılay, “Yeni düzenlemeyle birlike elektrik kesintisi, Medula sisteminin çalışmaması, hekimin kullandığı yazılım sisteminde sıkıntı olması durumunda hekimler eskiden olduğu gibi reçeteyi kağıda yazabilecekler. Reçeteyi alan kişi ya da hastanın yakını ilacı alabilir. Ancak T.C. kimlik numarasının olduğu kimlikle bu ilacı alabilirler. Hastanın mutlaka nüfus cüzdanı yanında olmalı” diye konuştu.

Kızılay, Medula sistemine kayıtlı olan, ama pisayasada bulunmayan bazı ilaçların da mutlaka ayıklanması gerektiğinin altını çizdi.

Bursa Eczacı Odası Başkanı Kubilay Aydın, 1 Temmuz’da (yarın) başlayacak olan yeni sistem hakkında eczacılara seminer vereceklerini belirterek, “Vatandaşlarımız gittikleri aile sağlığı merkezlerinde reçeteleri elektronik ortamda alabilecek. Hastalar ya da yakınları anlaşmalı eczanelerde vatadaşlık numarası ile ilaçlarını alabilecek. Hastanın kimliği mutlaka üzerinde olmalı” ifadelerini kullandı. (İHA)

SGK'dan akılllara zarar karar!

Written By THA on Sunday, 10 June 2012 | 13:51

İzmir’in Bornova ilçesinde yaşayan MPS hastası Yarkın Beceren'e SGK'dan kötü haber..

Düşük IQ’lüye ilaç parası yok

İzmir’in Bornova ilçesinde yaşayan Zeynep- Tamer Beceren çiftinin tek çocuğu olan 12 yaşındaki Yarkın Beceren MPS hastası. Vücudunda yağ ve şekeri parçalayan enzim olmadığı için iç organları büyüyen Yarkın, yürüyemiyor, konuşamıyor. Yurt dışında üretilen ’elaprase’ adlı ilaç, vücuttaki bu enzimi sağlıyor. Hastalığı iyileştirmiyor, sadece organların büyümesini durduruyor. 3.5 yıldır Yarkın, üç aylık dozu 200 bin lira olan ilacı bedeli SGK tarafından ödenmek üzere bu ilacı alıyor.

‘Bu cinayet olur’
Ancak SGK, IQ seviyesi 60’ın altında olan çocukların ilaç paralarını kesti. Zeynep Beceren, ilaçtan önce Yarkın’ın yemek yerken tıkandığı için sık sık hastaneye kaldırdıklarını belirterek, “Hastaneden 15 günden önce çıkamıyorduk. Hiç uyuyamıyordu. Nefes alamıyordu. İlaçtan sonra çok rahatladı. Kışın dışarı çıkamazdık şimdi yaz kış dışarıdayız. Bir anne olarak çocuğumun yatağa bağımlı yaşamasını istemiyorum. Hangi anne özürlü olduğu için evladından vazgeçer? Yarkın çok mutlu bir çocuk. Konuşamasa da tepkilerini çok güzel gösteriyor. Gözleriyle konuşuyor. Oğlumun eve kapatılmasını istemiyorum. Hayat herkes için kısa bizim için daha da kısa. İlacın bedeli 200 bin lira bir ev parası. Karşılamamız mümkün değil. Yarkın’ın IQ’su 50. Bu yasaya takıldığımız için raporumuz yenilenmedi. İlaç almazsa eklemlerde kısıtlılık artıyor, nefes alamıyor. Yemek yerken tıkanmamız çok fazla oluyor. İlaç kesilirse solunum cihazlarına bağlı yaşayacak. Yatalak olacak bu da benim için bir çeşit cinayettir. Hayat dolu bir çocuk eve kapanacak. IQ seviyesi 50’ye çekilecekmiş ancak bu da çözüm değil. Hastalık nedeniyle zeka seviyesi düşebilir” diye konuştu. (Vatan)

Bu ilaca ulaşamıyorsanız dikkat!

Written By THA on Friday, 1 June 2012 | 23:29

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Harun Kızılay, piyasada olmadığı için “karaborsa”da ya da internette 3-4 misli fiyatına bulunabildiği iddia edilen “Bleocin” adlı ilacın birlik bünyesindeki İthal İlaç Temin Birimi tarafından temin edilebildiğini, stoklarında da yeterli miktarda bulunduğunu bildirdi.

Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Kızılay, söz konusu ilacın ülkede ruhsatı olduğu halde ilaç firması tarafından çeşitli nedenlerle üretilmediğini ya da “bir biçimde” piyasada bulunmadığını belirtti.

Kızılay, “Ancak vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki Türk Eczacıları Birliği ve Sağlık Bakanlığı arasında yapılan protokol ile söz konusu ilaç, birliğimiz bünyesindeki İthal İlaç Temin Birimi tarafından temin edilebilmekte, stoklarımızda da yeterli miktarda bulunmaktadır. Ayrıca geri ödeme kapsamında olan ilacın temini sırasında da vatandaşlarımızdan herhangi bir ücret talep edilmemektedir” ifadesini kullandı.

Bunun gibi piyasada bulunamayan tüm ilaçların temini için Türk Eczacıları Birliği İthal İlaç Temin Birimi'nin Ankara ve İstanbul ofisleriyle hizmet verdiğini bildiren Kızılay, hastaların Ankara ofisine 312-4098181, İstanbul ofisine ise 212-5891920 numaralı telefonlardan ulaşabileceklerini kaydetti. (Hürriyet)

O ilaçlara yasak geldi

Written By THA on Thursday, 17 May 2012 | 15:19

Bakanlık yasak olduğu halde internette satılan zayıflama haplarına karşı halkı uyardı...

Habertürk gazetesinden Tülay Şubatlı'nın haberine göre alarma geçen Sağlık Bakanlığı genelgeyle uyardı: “Tarım Bakanlığı onaylı diye satılan ilaçların izni iptal edildi, reklamı yayınlayan bazı sitelere de ceza kesildi. Denetim artsın, RTÜK reklamları durdursun.”

Sağlık Bakanlığı'nın defalarca yasaklamasına rağmen "gıda takviyesi" adı altında Tarım Bakanlığı'ndan izin alınarak ithal edilen bazı ürünler, toplumun yakından tanıdığı ünlü kişilerin isimleriyle internet ortamında peynir ekmek gibi satılıyor. Sağlık açısından sakıncalı bu ürünleri satabilmek için çekilen reklam filmlerinde, ünlü isimler ve doktorlar rol alıyor.

'ONAYLI' YALANI
Bu hapların satıldığı internet sitelerinde, ürünün Sağlık ve Tarım bakanlıklarınca "onaylı" olduğu özellikle belirtiliyor. İlaçların kısa sürede zayıflatıcı etkisi olduğu vurgulanarak ayda 6-8 kilo zayıflattığı ileri sürülüyor. Oysa ünlülerin reklam filmlerinde oynadığı bu ürünler, daha önce Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklanmıştı. Bakanlık 2 ay önce, 13 Şubat'ta Antakya Biberi adlı hapı yasakladığını da açıklamıştı.

İVANA SERT: BİLMİYORDUM YAYINI DURDURACAĞIM
Haberde adı geçen sağlıklı zayıflama ürününün reklam yüzü olan İkoncan lakaplı modacı İvana Sert, yasaktan haberi olmadığını ifade etti. Sert, şunları söyledi: "Ben bu ürünler yararlı ve yasal olarak satılıyor düşüncesiyle gelen teklifi kabul edip tanıtımında yer aldım. Böyle bir yasağı sizden duydum. Hemen avukatım devreye giriyor. Eğer öyle bir şey varsa durduruyoruz. Ben sağlıksız bulunan bir ürünü asla tanıtmam, böyle bir şeyin içinde asla yer almam. Oğlumun Sırp asıllı bakıcısı biraz şişmandı. Önce onun denemesini istemiştim. Kilo verdiğini görünce teklifi kabul ederek tanıtım filmlerinde oynamıştım.

Şimdi gerekli yasal incelemeleri yapıp anlaşmamı gözden geçirerek yayını durduracağım." (Vatan)

Dikkat! Bu ilaç mercek altında

Genç, yaşlı herkesin kullandığı ilaçta uyuşturucu...

Sağlık Bakanlığı, uyuşturucu özellik taşıyan 'kodein' maddesi içeren 'A-ferin 30 Kapsül' isimli ilacı yakın takibe aldı.

İlacın reçetelenmesi ve eczane dışında satışının önlenmesi için inceleme başlatıldı.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan yayımlanan genelgede, normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar arasında bulunan A-ferin 30 kapsül isimli ilacın eczane dışında satıldığı ve suiistimal edildiği şikayetlerinin ulaştığı bildirildi.

İlaçların eczane dışında satışının yasak olduğu vurgulanan genelgede, bu ilacın da normal reçete ile verilmesi, elden yapılan satışlarda reçete defterine kayıt yapılması, reçetelerin eczanelerde saklanması gerektiği belirtildi.

SGK provizyon sisteminden onay alınarak yapılan satışlarda ise kayıtların saklanmasının zorunlu olduğu hatırlatılan genelgede, il sağlık mürdürlüklerinden ilacın eczane dışında satılıp satılmadığının, reçetelerin usulüne uygun saklanıp saklanmadığının, kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının, aynı hastalar için uygun olmayan sürelerde reçete yazılıp yazılmadığının araştırılması istendi.

Ayrıca, uyuşturucu, psikotrop ve normal reçeteyle verilmesi gereken kontrole tabi ilaçların ecza depolarından eczanelere satış/sarf hareketlerinin takibinin de yapılması istenen genelgede, bu ilaçla ilgili ecza depolarından eczane dışına satış yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi gerektiği bildirildi.

Bu hususlara uymayan eczaneler hakkında yasal işlem uygulanacak.

KARACİĞER TAHRİBATI YAPABİLİR
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yetkililerinden alınan bilgiye göre, A-ferin adlı ilaç birden fazla formatta satılıyor.

Bunlardan sadece Aferin 30 Kapsül, Birleşmiş Milletler 1961 Uyuşturucu Maddeler Tek Sözleşmesi eki listelerinde yer alan 'kodein fosfat' adlı kontrole tabi maddeyi içeriyor. Bu nedenle de 'Normal Reçete İle Verilmesi Gereken İzlemeye Tabi İlaçlar Listesi'nde yer alıyor.

Bu ilacın normal reçete ile verilmesi, elden yapılan satışlarında reçete kayıt defterine kayıtlarının yapılması ve reçetelerin eczanelerde saklanması zorunlu.

Sosyal güvenlik provizyon sistemlerinden onay alınarak karşılanan reçetelerin bilgisayar çıktılarının alınarak saklanması veya dijital ortamda muhafaza edilmesi gerekiyor.

A-ferin 30 Kapsül'ün, 'kodein fosfat'ın yanı sıra 'parasetamol' ve 'klorfeniramin maleat' adlı maddeleri de içerdiğine işaret eden bakanlık yetkilileri, düşük miktarda kodein fosfat içeren ilacın uyuşturucu amaçlı alımının, yüksek dozda kullanımı zorunlu kıldığını, bunun da içeriğindeki 'parasetamol' etken maddesinden dolayı ağır karaciğer tahribatını beraberinde getirdiğini bildirdiler. (AA)

Karaciğerinizi korumak istiyorsanız...

Written By THA on Wednesday, 9 May 2012 | 15:37

Doktor önerisi olmadan ilaç kullanmak, hepatit virüsleri, obezite ve bazı genetik hastalıklar karaciğerin çalışma mekanizmasını bozuyor.

Karaciğer vücutta kendi kendini yenileyebilen tek organ. Karın sağ üst kadranda, diyafram altında yer alan ve göğüs kafesinin alt bölümü tarafından korunan vücudun en büyük katı organı.

Toksik maddelerin yıkılarak vücuttan uzaklaştırılması, protein sentezi, yaşamsal pek çok biyokimyasal maddenin üretilmesi ve biyokimyasal reaksiyonların düzenlenmesi karaciğer sayesinde oluyor.

Karaciğer sağlığının farklı nedenlere bağlı olarak olumsuz etkilenebildiğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu İbrişim, karaciğer sağlığının düşmanları ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında şu bilgileri veriyor:

1- DOKTOR ÖNERİSİ OLMADAN İLAÇ KULLANMAK
“Pek çok ilaç ve bitkisel ürün potansiyel olarak tahrip etkisi yaratabilir. Doktor önerisi olmaksızın reçetesiz ağrı kesici, anti-romatizmal ilaçlar, antibiyotikler, bitkisel ürünlerle zenginleştirilmiş vitamin preparatlarının kullanımı toksik hepatit tablosu ve bazen karaciğer nakli gerektirebilecek ciddi karaciğer yetersizliği vakaları oluşturabilir. Aktarlarda satılan bitkisel ürünler, sanayide kullanılan bazı kimyasal maddelere maruz kalma karaciğer için ölümle dahi sonuçlanabilen toksik etkiler oluşturabilmektedir.

2- OBEZİTE KARACİĞERDE YAĞLANMAYA YOL AÇABİLİR
Sağlıklı beslenme, yeterli fiziksel aktivite ve kilo kontrolü tüm vücudumuz için olduğu gibi karaciğer için de çok önemlidir. Düzenli öğünler halinde bir beslenme planı ile yağ, şeker ve karbonhidrat tüketiminin azaltılması, vitamin ve mineral açısından zengin olan sebze ve meyve tüketiminin arttırılması, katkılı hazır gıdaların en aza indirilmesi gereklidir. Yoğun alkol tüketimi akut veya kronik karaciğer hastalığı nedenidir.

3- GENETİK HASTALIKLAR
Wilson hastalığı gibi bazı genetik hastalıklara bağlı karaciğer hastalıkları oluşabilir. Karaciğerin damar sistemini ve dolaşımını olumsuz yönde etkileyen lokal veya sistemik hastalıklara bağlı karaciğer hastalıkları da görülebilir. Safra yolları hastalıklarına ikincil karaciğer hastalıkları oluşabilir.

4- HEPATİT VİRÜSLERİ KARACİĞERDE ENFEKSİYON SEBEBİ
Hepatit A, B ve C virüsleri karaciğere yerleşerek enfeksiyona neden olurlar. Hepatit A virüsü hasta kişilerden dışkı yolu ile çevreye yayılarak, kirli su ve ellerle ağız yolu ile bulaşır. Korunmada tuvalet ve el temizliği çok önemlidir. Hepatit A iyileşme sağlandığında kronikleşmeyen bir enfeksiyon iken hepatit B ve hepatit C enfeksiyonlarında kronik bir enfeksiyon söz konusu olabilir.

Kronik enfeksiyon sessiz ve yakınmasız bir durumdan karaciğer sirozu dediğimiz belirgin karaciğer hasarına kadar ulaşabilir. Bu da çevremizde sağlıklı görünen ama hepatit B ve ya C virüslerini kanlarında taşıyan ve bulaştırma potansiyeli olan bireyler olduğu anlamına gelir.

ENFEKSİYONU ÖNLEMEK İÇİN BİLİNÇLİ DAVRANIN
Hepatit A ve B virüslerinin aşıları vardır; ancak hepatit C için aşı mevcut değildir. Özellikle aile bireylerinde hepatit B virüsü bulunan kişilerin test edilerek hepatit B aşısı yapılması kesinlikle önerilmektedir. Bulaşma kan ve kan ürünleri ile temas veya cinsel yolla olur. Tek kullanımlık tıbbi malzemeler ve tıbbi cihazların gerekli şekilde dezenfeksiyonları tıbbi yolla hastalık bulaşma riskini önlemektedir.

Ev ortamında enfeksiyon taşıyan kişilerle ortak tıraş bıçağı, tırnak makası gibi kanla temas eden aletlerin kullanımı veya pek çok kişiye kullanılan ve yeterli dezenfekte edilmemiş aletlerle yapılan manikür, pedikür ve cilt bakımı gibi işlemler enfeksiyonun yayılmasında etkili olmaya devam etmektedir. Bu hizmetlerin alındığı yerlerin titizlikle seçilmesi daha da iyisi kendi bakım malzemelerini götürerek gerekli işlemlerin yapılması en doğrusudur.” (posta)

İlaçta büyük pazarlık

Written By THA on Tuesday, 8 May 2012 | 15:16

Taraflar masaya oturdu. Kartlar açıldı.

74 milyonu ilgilendiren 16 milyar liralık ilaç alımı için yeni pazarlık süreci başladı.

Sosyal Güvenlik Kurumu, Orta Vadeli Plan’da ilaç giderlerinin gelecek yıl için 16.03 milyar öngörüldüğünü açıklayınca, ilaç üreticilerinin karşı atağı gecikmedi. Üreticiler, sürdürülebilir bir sektör ve ilaç hizmeti için 2013 bütçesinin 21.5 milyar TL olması gerektiğini savundu.

3 yıllık global bütçe uygulamasının son yılında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yeni dönemi konuşmak üzere taraflarla bir araya geldi. Ankara’da yapılan ön değerlendirme toplantısında ilk sözü Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Fatih Acar aldı.

Acar, söze sektörün büyük rahatsızlık duyduğu fiyat indirimleri ve iskonto uygulamasıyla başladı. Kamu olarak ilaç harcamalarını, fiyat indirimleri ve iskonto artışlarıyla sürdürmek istemediklerini söyledi. Yeni dönemde tek taraflı kararlar yerine; konunun taraflarıyla enine boyuna ele alıp, makul geçiş süreleri tanıyarak karar almak istediklerini vurguladı.

Başkan Acar, dünyanın en büyük ilaç takip şirketi olan IMS’nin 2011 yılı raporunda, Türkiye ilaç pazarının 2010-2015 arasında tüm dünyadan hızlı büyüyeceği ve 5 yıllık büyüme ortalamasının da yüzde 8.1 olacağı tahminine dikkat çekti. İlaç pazarının tüm dünyada yüzde 2 ila 4 seviyesinde büyürken Türkiye’de daha fazla büyüdüğünü anımsatan Acar, global bütçe uygulamasıyla büyümenin bir miktar yavaşladığını söyledi.

İlaç harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dan aldığı payın 2004 yılında yüzde 1.4 iken, sonraki yıllarda sırasıyla yüzde 1.34, 1.33, 1.32, 1.36 ve 2009 yılında yani kriz yılı olmasına karşın 1.69’a çıktığını belirtti. Bunun üzerine 3 yıllık global bütçe uygulamasına geçildiğini ve harcamaların GSYİH içindeki payının 2010’da yüzde 1.4’e, 2011’de ise yüzde 1.2’ye gerilediğini ifade etti. Acar, 2010 yılına gelindiğinde ilaç fiyatlarındaki ciddi indirimlere rağmen ilaç harcamalarının GSYİH içindeki payının aynı kaldığının altını çizdi. Acar, “2008’de GSYİH 950 milyar TL, 2009’da 952 milyar TL ama ilaç harcaması 1.36’dan 1.69’a çıkmış. Bunu görmek zorundayız” dedi.

RAKAMLARI AÇIKLADI, SEKTÖR ‘BU KADARINA DA PES’ DEDİ
Başkan Acar, orta vadeli mali planda sağlık harcamalarının önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekerek, 2012 yılı için 15.5 milyar öngörülen ilaç harcamasının 2013 için 16.03 milyar, 2014 için de 17.2 milyar planlandığını açıkladı. Bu plan ile ‘harcamalar içinde kalacağız’ mesajı verildiğini vurgulayan Acar, bu mesajın kendisinin ya da kurumun mesajı olmadığını vurguladı. “Madem bütçelerimiz büyüme rakamları dikkate alınarak belirlenmiş, firmaların geleceğini de riske atmadan, adil sağlıklı bir yöntem belirleme amacındayız” dedi.

Acar’ın ilaç bütçesi için açıkladığı bu rakamlar sektörde ‘bu kadarına da pes, madem fiyatlar belli bizim burada ne işimiz var’ söylenmelerine neden oldu.

Ancak Acar, bir kez daha iskonto artışlarına dayalı önlemlerin doğru olmadığına inandıklarını tekrarladı. “Bunu hep beraber düzeltmeliyiz; yanlış eksik kararlar almamak için sizleri de dinleyeceğiz” dedi.

İPUÇLARI VERDİ
SGK Başkanı, kamu olarak sürdürülebilir bir sağlık hizmeti için önlemler almaları gerektiği üzerinde dururken, yeni dönem uygulamaları hakkında da ipuçları verdi. Acar, mutlaka tanı ve tedavi rehberleri oluşturularak uygulanması gerektiği üzerinde durdu. Tansiyonu yükselen bir vatandaşa ya da kolestrolü bir kere yüksek çıkan vatandaşa hemen tansiyon ya da kolesterol ilacı başlamak yerine diyet, spor gibi unsurların ilaç dışı yöntemlerin anlatılması gerektiğinin altını çizdi. Sektörün sağlıklı geleceği için tanı ve tedavi rehberlerinin bir an önce oluşturulması gerektiğini tekrarladı.

HEKİME TEŞVİK VEYA CEZA
İkinci olarak hekimlerin sürece dahil edilmesi üzerinde duran Acar, “Gerek usulsüzlükler gerekse akılcı ilaç kullanımı konusunda hekimlerin bilgilendirilmesi ve denetimi gündemimizde. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışacağız” dedi. Acar, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde hekim bütçesi uygulandığını, hekimlerin teşvik veya cezalarla sisteme entegre edilebileceğini söyledi.

PAZARLIK ÜST PERDEDEN BAŞLADI
Fatih Acar’dan sonra sözü İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) ve Türkiye İlaç Sanayi Derneği adına İEİS Genel Sekreteri Turgut Tokgöz yaptı. Tokgöz, Türkiye ilaç endüstrisinin ciddi bir yol ayrımında olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, “Eğer ilaç stratejik bir alan olursa Türkiye, 2023’e gelindiğinde dünyanın sayılı ilaç üreticilerinden biri olur. Ama bu şekilde devam ederse, yerli üretim hızla cazibesini yitiriyor, karsız endüstri ilerleyemez, yeni yatırım, ar-ge yatırımı yapamaz” dedi.

Tokgöz, sürdürülebilir ilaç hizmeti ve sektörü için ilaç bütçesinin GSYİH içindeki payının 1.35 seviyesinde tutulması gerektiğini vurgulayarak, “Bu çerçevede ilaç bütçesi 2013 yılında 21.5 milyar; 2013’te 23.7 milyar ve 2015’te 26.1 milyar olmalıdır” dedi. (DHA)

SGK'dan 'ölümüne' tasarruf!

Written By THA on Sunday, 15 April 2012 | 14:08

Tasarruf tedbirleri uyarınca listeye alınan 2 "muadil" ilacın üretilip piyasaya çıkmadığı öğrenildi.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), tasarruf tedbirleri uyarınca, organ nakillerinde vücudun yeni organı reddetmesini engelleyen 'Prograf' adlı ilaç yerine daha ucuz olan 'Oligma' ve 'Panolimus' adlı eşdeğer iki ilacın kullanılmasını istedi ve bu ilaçları listeye aldı. Fakat her iki ilacın da henüz üretilip piyasaya sürülmediği ortaya çıktı. Eczaneye giden hastalar, yine 'Prograf' adlı ilacı alıyor fakat 74 lira fark ödemek zorunda kalıyor. Bazı hastalar ise fark ücretini ödeyemediği için hayati önem taşıyan ilacı alamıyor.

ACİL ÇÖZÜM GEREKİYOR
Yaklaşık 10 gün önce başlatılan eşdeğer ilaç uygulaması nedeniyle organ nakli hastalarının büyük mağduriyet yaşadıklarını belirten Antalya Eczacı Odası Başkanı Kerem Zabun şunları söyledi: "İlaç firmaları Sağlık Bakanlığı'na başvurup üretim izni alıyorlar. Daha sonra SGK'ya başvuruyorlar. SGK mevzuat uyarınca ucuz ilacı hemen listeye alıyor. Ancak bu ilacın üretimine başlanılıp başlanılmadığını ya da piyasaya sürülüp sürülmediğini denetleyecek bir mekanizması yok. Burada çok büyük bir mevzuat eksikliği var. Eczanelerin bilgisayar sistemine girildiğinde, ucuz olan ilaç otomatik olarak karşınıza çıkıyor. Dolayısıyla devlet sadece bu ilacın ücretini ödüyor. Biz eczaneye gelen vatandaşa, listedeki ucuz ilaç elimizde olmadığı için mecburen Prograf adlı ilacı veriyoruz ancak 74 liralık farkı vatandaştan almak zorundayız. Bu uygulama vatandaş ile eczacıyı karşı karşıya getirdi. Sorunun çözümü için SGK'ya başvurduk ve bekliyoruz" dedi.

AYDA 4 KUTU KULLANAN VAR
Devletin ucuz ilaç politikasının haklı olabileceğini belirten Zabun, "Fakat böyle önemli grup ilaçlarda bu uygulamayı doğru bulmuyoruz. Bu ilaçlar antibiyotik değil, hastalar açısından hayati öneme sahip ilaçlar. Bir kutu ilaç için 74 lira fark ücreti az değil. Üstelik ayda 4 kutu ilaç kullanan hastalar var. Ayda 300 lira organ nakli hastaları için büyük bir miktar. Sorunun çözülmesi için eşdeğer ilaçların bir an önce piyasaya sürülmesi ya da SGK listesinden çıkarılması gerekiyor" diye konuştu.

HASTALAR DERNEĞE BAŞVURUYOR
Akdeniz Böbrek Hastaları ve Organ Nakli Derneği Başkanı Mehmet Şahan ise, eşdeğer ilaç uygulaması nedeniyle çok sayıda hastanın mağdur olduğunu söyledi. Maddi durumu iyi olmayan birçok hastanın fark ücretini ödeyemediği için ilaç alamadığını anlatan Şahan, "İlaç alamayan hastalar bize başvuruyor. Dernekte ilaç bulabilirsek hastalara veriyoruz. Bu durum düzelmezse organ nakli olan hastalara büyük zarar verir. Güçlükle bulunan organlar bu kadar basit sorunlar nedeniyle kaybedilmemeli" dedi.

Öte yandan SGK tarafından eşdeğer ilaç olarak listeye alınan ?Oligma' ve ?Panolimus' adlı iki ilacın henüz kullanıma sunulmadığı, eczacıların tüm ilaçlar hakkında detaylı bilgi alabildikleri interaktif ilaç bilgi sisteminde de görülüyor.

DEPREMZEDE İLAÇSIZ KALDI
Eşdeğer ilaç uygulaması nedeniyle ilaç alamayan hastalardan birisi de 2 ay önce Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü'nde böbrek nakli olan 32 yaşındaki Dilşah Şengöl. Antalyalı bir hayırseverin böbreğiyle hayata tutunan Vanlı depremzede Şengöl, ayda 4 kutu Prograf kullanıyor. Fark ücretini ödeyemediği için ilacı alamayan Şengöl'ün sorunu kısa bir süreliğine Organ Nakli Derneği tarafından çözüldü, ancak bir hafta sonra aynı sıkıntıyı tekrar yaşayacak. (milliyet)

"Her derde deva" dedi ceza geldi

Written By THA on Wednesday, 11 April 2012 | 23:40


Reklam Kurulu, kanser, kolesterol, şeker, tansiyon ve kısırlık gibi birçok hastalığı önlediği iddia edilen ürünlerin reklamlarını durdurdu.

AA muhabirinin Reklam Kurulu'ndan aldığı bilgiye göre, Reklam Kurulu, başta kanser olmak üzere, kolesterol, şeker, tansiyon, kısırlık gibi birçok hastalığı önlediği ve tedavi ettiği iddiasıyla tanıtılan ''Clavis Panax' isimli ürünün reklamlarının durdurulmasını kararlaştırdı. Söz konusu ürünün reklamını yapan bir televizyon kanalı ile 2 internet sitesine toplam 369 bin 830 lira para cezası verildi.

Kurul ayrıca ''Ozoderm'', ''Orjin Ağrı Kremi'', ''Epilamor'', ''Nasal Spray'' ve ''Grey Away'' markalı kozmetik ürünlerle ilgili reklamların, tüketiciler nezdinde yanıltıcı ve aldatıcı bilgilendirme yapıldığı gerekçesiyle 3 ay süreyle tedbiren durdurulmasını kararlaştırdı.

Ozoderm markalı saç bakım ürünlerinin reklamlarında, kozmetik ürün tanımının aşıldığı ve ürünün çeşitli hastalıkları tedavi edici olduğunun ima edildiği belirtilerek, bunların mevzuata aykırı olduğu kaydedildi.

Bununla birlikte Orjin Ağrı Kremi ürününün reklamlarının, hekim kontrolünde tedavi edilmesi gereken bazı rahatsızlıkları tedavi edebileceği izlenimi oluşturduğu ifade edildi. (aa)

Sahte kanser ilacı bu kez Türkiye'deki adıyla piyasada

Written By THA on Friday, 6 April 2012 | 00:11

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), uzun süredir piyasada dolanan sahte kanser ilaçlarıyla ilgili yeni bir uyarı yaparak, ilaçların bu kez de Türkiye’deki marka adıyla piyasaya sürüldüğünü bildirdi.

FDA yetkilileri yaptıkları açıklamada kalın bağırsak, akciğer, böbrek ve beyin kanserinin tedavisinde kullanılan ilacın sahte versiyonlarında etkin madde bulunmadığına dikkat çekti.

Yetkililer, seri numarası B6021 olan bütün ilaçların sahte olduğunu bildirdi.

ABD’deki doktorların sahte ilaçları İngiltere lisanslı Richards Pharma şirketi aracılığıyla aldığı belirtildi. Şirket aynı zamanda Richards Services, Warwick Sağlık Çözümleri ve Ban Dune Pazarlama adıyla da hizmet veriyor.

İngiliz yetkililer de dün yaptıkları açıklamada Richards Pharma’nın Türkiye’den 120 paket sahte ilaç getirdiğini bildirdi. Paketlerin 38’inin doğrudan ABD’ye gönderildiği, geri kalanının ise ilaçları yeniden ABD’ye ihraç eden bir başka İngiliz distribütöre satıldığı ifade edildi. (Associated Press)

SGK devreye girdi, yatılı öğrenci ilaç şoku yaşadı

Written By THA on Wednesday, 21 March 2012 | 03:03

Sağlık yardımları öğrenim gördükleri okullarca karşılanan polis koleji, askeri liseler ve Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında parasız yatılı veya burslu okuyan çocukların sağlık, ilaç ve tedavi hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) devredildi.

Ancak devir günü itibariyle hastanede tedavi gördükten sonra eczaneden ilaç almak isteyen çocuklar provizyonda görünen muayene ve ilaç katılım bedellerini ödemeye başladı.

SGK’ya başvuru yapıldı
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, sendika olarak 1 Ocak’tan bu yana öğrencilerin ve eczacıların mağduriyetlerinin giderilmesi için SGK’ya yazılı müracaatlarda bulunmalarına rağmen yanıt alamadıklarını belirterek, şunları söyledi: “Parasız sağlık hizmeti sadece lafta kaldı. Bu konuda bir mağduriyeti de polis koleji, askeri liseler ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı yatılı okuyan öğrencilerimiz yaşıyor. 1 Ocak tarihine kadar bu öğrencilerimiz ilaç katılım payı, muayene katılım payı ödemeden ilaçlarını alıp tedavi olabiliyorlardı. Ama SGK’ya devir olunca, yatılı öğrencilerin nereden para bulacağını düşünemeyen SGK, yatılı öğrencileri, muayene ve ilaç katılım payı ücreti ödemek zorunda bıraktı. 10 yaşında çocuk hastalanacak, eczaneye gelince katılım payını nasıl ödeyecek?”

SGK: Yasa böyle

SGK yetkilileri, 1 Ocak itibariyle tüm yurttaşların aynı şekilde ilaç ve muayene katılım payı ödeyeceklerini belirterek, “Polis koleji, askeri liseler ve Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında parasız yatılı veya burslu okuyan çocukların eskiden olduğu gibi katılım payı ödememeleri için yeni bir kanuni düzenleme yapılması gerekiyor. Ancak bu düzenleme herkes için adil bir düzenlemedir” dedi. (Hürriyet)

Antibiyotikte ürküten uyarı

Written By THA on Sunday, 18 March 2012 | 00:33

Dünya Sağlık Örgütü uyardı: “Yakında basit çizikler bile ölümcül olabilir” dedi .

DÜNYA Sağlık Örgütü, (WHO) dünya genelinde bilinçsizce kullanımdan dolayı “modern ilaç” olarak tabir edilen antibiyotik çağının sonuna gelindiği uyarısında bulundu. Independent gazetesine konuşan WHO Genel Direktörü Margaret Chen, önemsiz hastalıklarda bile doktorlar tarafından bilinçsizce önerilen antibiyotiklerin bu kadar yaygın olarak kullanılmasının, sonunda sık sık görülen hastalıklara yol açan mikropları bile mutasyona uğratarak bu ilaca karşı dirençli hale getirdiğine dikkat çekti.

Çizik bile ölümcül olabilir

Chen, “Antibiyotik sonrası döneme hazırlıklı olun. Bu küresel anlamda modern ilaç çağının sonu anlamına geliyor. Yakında çocukların dizlerindeki çizikler bile ölümcül olabilir. Hastaların kalça protezi gibi basit ameliyatlarda bile hayatlarıyla kumar oynamak zorunda kalabilir” uyarısında bulundu. Chen, antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımından dolayı Avrupa genelinde antibiyotiğe dirençli mikroplarda yüzde 50 oranında artış olduğuna dikkat çekti.

Hayvanlarda kullanımı için de kısıtlama isteniyor

Chen, İngiltere’de 2005-2009 yılları arasında kolibasili bakterisinden zehirlenenlerde yüzde 30 artış olduğunu dile getirdi. Doktorlara, hastalarına uygun antibiyotikler yazmaları ve hastaların da antibiyotik tedavisine harfiyen uyması çağrısında bulunan Margaret Chen ayrıca, antibiyotiklerin hayvan yetiştiriciliğinde kullanılmasına da kısıtlamalar getirilmesini istiyor. (vatan)

Bu üç ilacı sakın kullanmayın!

Written By THA on Saturday, 17 March 2012 | 15:26

Sağlık Bakanlığı, 3 ilacın bazı serileri için 2’nci sınıf B seviyesine çekme kararı aldı.

İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, guatr hastalığı (hipotiroidizm) tedavisinde kullanılan ’Levotiron Tablet 100 mcg’ adlı ilacın ’02512’ serisine, sara hastalığı (epilepsi) tedavisinde kullanılan ’Karazepin Tablet 400 mg 30’ adlı ilacın 1170 serisine ve kalp hastalığı tedavisinde kullanılan ’Danitrin Fort Tablet’ adlı ilacın tüm serileri için 2’nci sınıf B seviyesinde çekme kararı alındı.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, tüm sağlık kuruluşları, eczane ve hastanelerin, en kısa sürede söz konusu ilaçları, ilaç depolarına veya üretici firmalara iade etmeleri istendi.

Geri çekmenin sınıflandırılması
Madde 6
- Geri çekmenin sınıfı, ürünün arz ettiği tehlike veya hata gözönüne alınarak belirlenir.

Birinci sınıf geri çekme: Ciddi ve hayati sağlık sorunlarının çıktığı ve çıkabileceğine dair kabul edilebilir nedenlerin bulunduğu durumlar,

İkinci sınıf geri çekme: Geçici, tedavi edilebilir, sağlık sorunlarının çıktığı, bunun muhtemel olduğu durumlar,

Üçüncü sınıf geri çekme: Ürünün kullanılmasının sağlığa zararlı olmadığı durumlar.

Geri çekmenin sınırları
Madde 7
: Geri çekmenin dağıtım zincirinin hangi seviyesine kadar ineceği şu şekilde belirlenir.

A seviyesi: Tüketici seviyesine kadar iner, birinci sınıf geri çekmeler bu seviyede yapılır.

B seviyesi: Perakendeci seviyesine kadar (eczane, hastane eczaneleri, kurumlar v.s.) iner. ikinci sınıf geri çekmeler bu seviyede yapılır.

C seviyesi: Depocu seviyesine kadar iner, üçüncü sınıf geri çekmeler bu seviyede yapılır. (cnnturk)

3 kutuya kadar 3 lira, 3 kutuya ilave her bir kutu ilaç için 1 lira ödenecek!

Written By THA on Monday, 12 March 2012 | 03:27

Türk Eczacıları Birliği (TEB), ilaç katılım payına ek olarak 3 kutuya kadar temin edilen ilaçlar için 3 lira, 3 kutuya ilave temin edilen her bir kutu ilaç için 1 lira reçete katılım payı alınmaya başlandığını belirtti.

TEB'den yapılan yazılı açıklamada, Genel Sağlık Sigortası (GSS) sisteminin uygulama geçirildiği tarihten bu yana sağlık hizmetlerinden yararlananların yaptığı ödemelerde sürekli bir artış yaşandığı, bunun nedeninin de katılım payları olduğu ifade edildi.

İlaç, muayene ve reçete katılım paylarının tahsilinin eczacıların sırtına yüklendiği ileri sürülerek eczacıların vatandaşlarla sık sık karşı karşıya bırakıldığı öne sürüldü.

Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) yapılan son değişiklikle reçete katılım payı uygulamasına başlandığına işaret edilerek, ''İntibak Yasası ile yüzde 1 ile yüzde 20 oranları arasında belirlenen ilaç katılım payına ek olarak 3 kutuya kadar temin edilen ilaçlar için 3 lira, 3 kutuya ilave temin edilen her bir kutu ilaç için 1 lira reçete katılım payı alınmaya başlamıştır. Reçete katılım payının tahsili görevi de yine eczacılara düşmektedir'' değerlendirmesinde bulunuldu.

SUT değişikliğiyle muayene katılım paylarının, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kuruluşlarında 8 liradan 5 liraya, özel sağlık kuruluşlarında ise 15 liradan 12 liraya indirildiğine dikkat çekilerek, çalışanların ikinci ve üçüncü basamak kamu sağlık kuruluşlarındaki tedavilerinden alınan 5 liranın muayene katılım ücreti olarak eczanelerce tahsil edilmesinin sürdürüleceği vurgulandı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Türk Eczacıları Birliği olarak sağlığın giderek daha fazla ticari hale gelmesi, hastaların piyasada herhangi bir mal alır gibi ilaç ve sağlık hizmeti alan birer müşteriye dönüşmesi sonucunu doğuracak katılım paylarının toplum sağlığını önceleyecek biçimde yeniden ele alınması ve yeni bir düzenlemeye gidilmesinin acil bir zorunluluk olduğuna inanıyoruz.'' (aa)

Banka ve Kredi haberleri

Daha fazla haber