Güncel

Showing posts with label Yoğurt. Show all posts
Showing posts with label Yoğurt. Show all posts

Yoğurt yağ yakıyor

Written By THA on Sunday, 8 July 2012 | 19:32

Diyetisyen Gonca Güzel, yaz sofralarının vazgeçilmezi olan ve aynı zamanda kilo vermeyi hızlandıran besinleri sıraladı ve yararlarını açıkladı.

Yaz aylarında daha hafif beslenmek, çabuk doyduğumuz için daha kolaydır. Sağlıklı beslenmek için günde 4 porsiyon sebze ve meyve yemek, yağsız süt ürünlerini tercih etmek, bol lifli ve kalsiyum içeren besinleri tüketmek gerekir. Lifli besinler, doygunluk hissi yarattığından kilo kontrolü için çok yararlıdır. Aynı zamanda lifler, kan şekerini dengeler; kolesterolü ve vücut yağlarını azaltır. Lifli besinler, yani sebze ve meyveler, antioksidan ve fitonutrient içerirler. Bu sayede yaşlanma yavaşlar, kanser ve kalp krizi önlenir, tansiyon dengelenir ve kalp güçlenir. Düşük kalorili oldukları için de bel çevrenizi zayıflatır.

Yoğurt
Yapılan çalışmalar, günde 3 kase yoğurt yiyen insanların daha kolay zayıfladığını ve bel çevresindeki yağların da azaldığını gösteriyor. Yoğurt, kilo vermek isteyenler için hem sağlıklı bir seçim hem de karbonhidrat ve protein içerdiğinden dolayı doyurucudur

Günde 1 porsiyon yoğurt, günlük kalsiyum ihtiyacının %30’unu karşılar. Ayrıca yoğurdun içeriğinde prebiyotik olarak adlandırılan sağlığa yararlı organizmalar vardır. Prebiyotikler, bağışıklığı güçlendirir; sindirim sistemini sağlıklı kılar. Meyveli veya az yağlı yoğurt, ara öğün veya ana öğün yerine geçebilir.Domates

Domates yüksek oranda vitamin A ve C içerir. Orta boy bir domates 35 kaloridir ve günlük almanız gereken C vitamininin %40’ını, A vitamininin ise %20’sini içerir. Ayrıca domatesin prostat ve sindirim sistemi kanserlerinin riskini azalttığı da ispatlanmıştır.

Biber
Biber antioksidan içerir. Beta karoten de bir çeşit antioksidandır ve bağışıklık sistemini artırır. Böylelikle hücreleriniz serbest radikallerin verdiği birçok hasardan kurtulur. Günde 2 adet biber C vitamini gereksiniminizi %230 karşılar ve sadece 20 kaloridir.

Su
Sağlıklı beslenmenin en önemli öğesi olan su, besin değeri olmamasına rağmen vücut fonksiyonlarında, sindirimde, metabolizmada ve hücre korunmasında katalizör görevi yapar. Su, kilo vermek isteyenlerin de en büyük yardımcısıdır; iştahı azaltır, metabolizmayı hızlandırır. Eğer yetersiz su içiyorsanız, vücut aldığı suyu tutar ve şişkinlik yaşanmasına sebep olur. Ödem, şişkinlik ve tansiyon problemleri yaşamamak için yeterli oranda su içmek gerekir. Sebze, meyve, yağsız süt ürünleri, maden suyu, bitki çayları da bol su içerir. Aynı zamanda kavun, portakal, marul ve domates gibi meyve ve sebzelerin de su içeriği yüksektir. (Hürriyet)

Yoğurt'tan çıkan skandal!

Written By THA on Saturday, 16 June 2012 | 16:22

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, yoğurtla ilgili öyle bir iddia ortaya attı ki...

TÜKETİCİLER Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, Türkiye’de ’gıda terörünün’ devam ettiğini, yoğurt üretiminde domuz menşeili ithal jelatin katkı maddesi kullanıldığını iddia etti. Dinç, ”Yoğurtlara kıvam arttırmak ve su tutması için jelatin katılmaktadır. Jelatin, domuzun deri veya kemiklerinin kaynatılmasıyla elde ediliyor. Normalde 2 litre sütten, 1 kilo yoğurt elde edilirken, jelatin katıldığında, 1 litre sütten 1 kilo yoğurt elde edilebiliyor” dedi.

Mustafa Dinç, Tüketiciler Birliği olarak, sağlığa zararlı üretimlerin araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması konusunda yıllardan bu yana çalışmalarının devam ettiğini ve sonunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın çalışmalarına kulak verip, ürün içinde farklı katkı maddesi bulunan firmaları teşhir ettiğini kaydetti.

Firmaların teşhir edilmesinin yeterli olmayacağını savunan Mustafa Dinç, "Teşhirin yanında para cezası ve halk sağlığıyla oynayan kişilere hapis cezaları da getirilmeli" dedi.

EKMEKTEKİ MÜCADELEMİZ MEYVESİNİ VERDİ
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ekmek ile ilgili tebliğ hazırlandığını ve bunun da temmuz ayı itibariyle uygulamaya konulacağını vurgulayan Dinç, şunları söyledi:

"Tüketiciler Birliği olarak özellikle, ekmekte 2002 yılından beri yaptığımız çalışmalar meyvesini verdi. Temmuz ayından itibaren ekmek tebliği yürürlüğe girecek. Ekmekte beyazlatıcı madde olarak kanserojen içerikli benzoil peroksit kullanılıyordu. Kabarık, kızarmış ve bayatlamaması için çeşitli katkı maddeleri konuluyordu. Bunların çoğu da halk sağlığına zararlı ürünlerdi. Biz de çalışmalarımızda hastalıkların yarısından fazlasının ekmekten kaynaklandığını gündeme taşımıştık. Bakanlığın yaptığı son çalışma ile tam buğday ekmeğinin üretilmesi zorunluluğu gündeme geldi. Artık beyaz ekmek üretilmeyecek."

Büyük gıda firmaların tamamında gıda mühendislerinin görev aldığını hatırlatan Mustafa Dinç, mühendislik fakültelerinde gıda mühendislerinin ürünlerin uzun ömürlü ve firmaya daha çok kar getirmesi için, katkı maddesi katılması teziyle yetiştiğini ifade etti. Dinç, bu nedenle eğitim sisteminin de değişmesi gerektiğini savundu. Dinç, bir çok katkı maddesinin Avrupa ülkelerinde yasaklandığını ama Türk mevzuatında uygun olduğunu kaydetti.

Yoğurt üretiminde domuz menşeili ithal jelatin katkı maddesi kullanıldığını iddia eden Mustafa Dinç, şu iddialarda bulundu:

”Yoğurtlara kıvam arttırmak ve su tutması için jelatin katılmaktadır. Jelatin, domuzun deri veya kemiklerinin kaynatılmasıyla elde ediliyor. Normalde 2 litre sütten, 1 kilo yoğurt elde edilirken, jelatin katıldığında, 1 litre sütten 1 kilo yoğurt elde edilebiliyor. Ayrıca yoğurt kaşıkla alındığında dağılmıyor. Katkı maddesiz köy yoğurtları ise kaşığa alındığında dağılır. Yoğurda katılan jelatini ithal ediyoruz. Çünkü sığır derisi ve kemiğinden 6 haftada içinde jelatin üretimi yapılıyor. Domuzdan 2 gün içinde jelatin elde ediliyor. Jelatini ise Türkiye’de üretilmiyor ve genellikle Amerika ile Avrupa’dan ithal ediyoruz. Orada domuz eti kullanıldığı içinde domuzdan jelatin elde ediyorlar."

"GIDA TERÖRÜ DEVAM EDİYOR "

Türkiye’de ’gıda terörünün’ devam ettiğini belirten Mustafa Dinç, et ve ürünlerine koruyucu madde olarak nitrat ve nitritler katıldığını iddia ederken, şöyle konuştu:

"Bunlar patlayıcı sektörü ve tarlaya gübre olarak kullanılmaktadır. Bunun da direkt mide kanseri yaptığı bilinmektedir. Ayrıca sebze ve meyvelerde tarımsal ilaçların atıkları kalmaktadır. Bunların bir kısmı meyve ve sebzenin bünyesine girmektedir. Bunların hasattan 15 gün önce kullanılması gerekir. Ama domates ve salatalık gibi ürünlerde ilaç kullanıldıktan 3-4 gün sonra hasat gerçekleştirilmektedir. Bu da ilaç daha ürünün bünyesinden uzaklaştırılmadan pazara ve tüketiciye sunulması demektir. Bu da ciddi kanser ve şeker hastalıklarına yol açmaktadır. Bunların tamamen yasaklanarak organik ilaçlara dönülmesi sağlanmalıdır."

Soğuk içecekler ve dondurma gibi serinletici gıdalarda da bir çok sağlığa zararlı katkı maddesi kullanıldığını kaydeden Mustafa Dinç, şunları söyledi:

"Özelikle dondurmada süt ve salep gibi ana maddeler kullanılmayıp yerine aspartan ve sakarin gibi tatlandırıcılar ve süt tozu ile aromalar kullanılmaktadır. Portakal suyu diye içtiğiniz bir içeceğin içerisinde hiç bir şekilde portakal suyu olmayıp şeker ve portakal aromasından oluşmaktadır. Meyve suyu diye satılan bir çok üründe de benzer şekilde sadece su şeker ve aromadan oluştuğu görülmektedir. Bu da insanlarda kısa zamanda şeker hastalığına yol açtığı bilinmektedir. Son zamanlarda şeker hastalığının ilkokul yaşlarına kadar düştüğünü görmemiz bunun bir sebebidir." (DHA)

Yoğurdun içinde domuz katkısı bulundu

Written By THA on Thursday, 10 May 2012 | 14:59

Gıda teröristleri yoğurdun da tadını kaçırdı... Maliyeti düşürmek için domuz jelatini ve diğer katkılar kullanılıyor.

Kayıt dışı gıdada her gün yeni bir hile duyuyoruz. Bu sefer de vatandaşın yoğurduna el uzattılar. Yoğurdun içine domuz jelatini ve kullanım izni belli bir miktarda olan, fazlasında çok ciddi hastalıklara yol açan selüloz ile milamin gibi katkı maddeleri katılıyor.

Uzmanlar, yoğurt üretirken kaynatılan sütün yüzde 40'ının buharlaştığını, bu nedenle artan maliyeti önlemek için su tutan; hayvan derisi ve kemiğinden yapılan jelatin gibi katkı maddelerin kullanıldığını, 'doğal' diye aldığımız yoğurtların sağlıksız olduğunu belirtiyor.

Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Dr. Samim Saner, az süt kullanarak yoğurt kıvamını tutturmak adına kıvam artırıcı ve hastalıklara yol açan katkıların kullanıldığını söyledi. Malta humması ve brusella gibi hastalıkların bu şekilde üretilen ürünlerden kaynaklandığını belirten Saner, şunları kaydetti:

CİDDİ HASTALIKLAR VAR
"Çiğ sütten yapılan ürünlerde çok dikkatli olmak gerekir. Yoksa ciddi hastalıklara davetiye çıkarmış olursunuz." Tüketicinin güvenli ve Tarım Bakanlığı onaylı ürünleri alması gerektiğini hatırlatan Saner, çömlekte 'köy ürünü' diye satılan markasız yoğurtlara özellikle dikkat edilm

'KAYMAK' DİYE MARGARİN YEMEYİN
'Kaymaklı yoğurt' diye satılan ürünlerin gerçek olmadığını söyleyen uzmanlar, üzerindeki tabakanın da margarinden yapıldığını belirtiyor. Toplu yemekte kullanılan ve tereyağı aroması bulunan margarinin bir miktar sütle birlikte eritilip yoğurdun üzerine 'kaymak' diye döküldüğünü anlatan uzmanlar, tüketicinin 'doğal yoğurt' reklamıyla kandırıldığını vurguluyor. (Takvim)

Banka ve Kredi haberleri

Daha fazla haber