Güncel

Showing posts with label Rahim Kanseri. Show all posts
Showing posts with label Rahim Kanseri. Show all posts

'Yüzde 100 değil ama koruyor'

Written By THA on Sunday, 11 November 2012 | 01:01

Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Sinan Berkman, “Rahim ağzı kanserine yönelik yapılan HPV aşısı, bir kadını rahim ağzı kanserinden yüzde 100 olmasa da yüzde 70-80 oranında koruyor. Şu andaki bilgilerimiz bu aşının yapılması yönünde” dedi.

13. Ulusal Jinekolojik Onkoloji Kongresi, Antalya'nın Serik ilçesinde başladı. Kongre ve Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Sinan Berkman, kongrenin iki yılda bir düzenlendiğini kaydetti.

Kongreye uluslararası alanda jinekolojik onkolojide adından söz ettiren uzmanları da davet ettiklerini belirten Prof. Dr. Berkman, yaklaşık 320 uzmanın katıldığı kongrede jinekolojik onkoloji alanındaki yeniliklerin tartışıldığını söyledi.

SONUÇLAR ÇOK KÖTÜ

Sinan Berkman, jinekolojik kadın kanserleri arasında en sık görülen kanser türünün rahim kanseri olduğunu, ardından yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerinin geldiğini anlattı. Yumurtalık kanserinin ise diğer jinekolojik kanser türleri arasında en kötüsü olduğuna dikkati çeken Berkman, “Belirti vermiyor, belirti vermediği için de geç tanı konuyor. Tümörün kendisi de hızlı seyreden, yayılan bir tür. O bakımdan bu kanser türünün sonuçları en kötüsü” dedi.

Rahim ağzı kanserine yönelik 9-26 yaş grubundaki kız çocukları ve kadınlara yönelik aşılama çalışmalarına da değinen Sinan Berkman, şöyle konuştu:
“Karşı görüşler olmasına rağmen jinekolojik onkoloji alanında çalışan uzmanların ortak görüşü, HPV aşılarının yapılması yönünde. Bir takım yan etkilerinden söz ediliyor ama şu anda dünyadaki tüm veriler HPV aşılarının yararlı olduğu yönünde. Rahim ağzı kanserine yönelik yapılan HPV aşısı, bir kadını rahim ağzı kanserinden yüzde 100 olmasa da yüzde 70-80 oranında koruyor. Şu andaki bilgilerimiz bu aşının yapılması yönünde.” (AA)

Rahim kanserinden ölümler artıyor

Written By THA on Thursday, 5 April 2012 | 15:58

Cancer Research UK'in yaptığı araştırmaya göre son on yılda rahim kanserinden ölen kadınların sayısı %18 arttı.

Araştırma rahim kanseri teşhislerinde artış olduğunu ortaya koydu. Teşhisin ardından hastaların yaşam süresi uzuyor olsa da ölümlerin de sayısı arttı.

Rahim kanseri hastalarının sayısındaki artışın arkasında yaygınlaşan obezite probleminin olduğu düşünülüyor.

Cancer Research UK ''Sonuçlar rahatsız edici''
Rahim kanseri kadınlarda en sık görülen kanserler arasında 4. sırada ve genellikle menapozdan sonra ortaya çıkıyor. 70'li yıllardan 1996'ya kadar rahim kanseri vakalarında belirgin bir artış gözlemlenmedi. Bu süre boyunca İngiltere'de 100 bin kadından ortalama 13.7'si rahim kanserine yakalandı. Günümüzde bu oran %43 yükselerek 100 bin kadında 19.6'ya ulaştı. Hayatta kalma oranları da arttı.

Günümüzde rahim kanserine yakalanan kadınların %77'si teşhis konduktan sonra en az 5 yıl yaşıyor. Ancak ölümlerin sayısında da belirgin bir artış gözlendi.

Son on yılda rahim kanseri yüzünden ölen kadınların sayısı 100 binde 3.1'den 3.7'ye yükseldi. 2010 yılında 1937 kadın rahim kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Cancer Research UK için çalışan jinekolojik kanser uzmanı Prof Jonathan Ledermann ''Rahim kanseri yüzünden hayatını kaybeden kadın sayısının artması rahatsız edici; fakat unutmamalıyız ki rahim kanserini atlatma olasılı günümüzde hiç olmadığı kadar yüksek'' dedi.

Prof Ledermann hayatta kalma olasılığının yükselişini kadın kanserlerini tedavi eden sağlık kurumlarının artık daha iyi organize olmuş olmasına ve kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat gibi tedavilerde kaydedilen ilerlemelere bağladı.

Dünya Kanser Araştırmaları Fonu'ndan Rachael Gormley ''Rahim kanseri, obezite ile arasındaki bağlantı hakkında sağlam kanıtlar olan birkaç kanser tipinden biri. Obezitenin neden olduğu düşünülen diğer kanser tipleri ise meme, bağırsak, yemek borusu, pankreas ve böbrek kanserleri'' dedi.

Romney sözlerine ''Obezite yaygınlaştıkça kanser hastalarının sayısı da artacaktır'' diye devam etti.

Romney'e göre kansere yakalanmaktan kaçınmanın en önemli yöntemlerinden biri sağlıklı beslenmek ve hergün egzersiz yapmak. (bbc.co.uk)

Türkiye'de 21 bin kadının kâbusu

Written By THA on Monday, 12 March 2012 | 03:23

Türkiye'de yılda en az 20 bin kadına meme kanseri ve 1300-1500 kadına rahim ağzı kanseri tanısı konuluyor

Sağlık Bakanlığı tarafından ''Kadın kanserleri'' yılı kabul edilen 2012'de, iki kanserden de düzenli hekim kontrolü ve tarama yöntemleri ile büyük ölçüde korunmak mümkün.

Kanser Savaş Daire Başkanlığından alınan bilgiye göre, Türkiye'de yılda en az 20 bin kişiye meme kanseri tanısı konuluyor ve hastalık ileri evrede tespit ediliyor.

Meme kanserinin yanı sıra diğer jinekolojik kanserler de dünyada önde gelen ölüm nedenleri arasında gösteriliyor. Özellikle gelişen ülkelerde rahim ağzı kanserleri ölüme yol açan kanserler arasında yer alıyor ve Türkiye'de de en sık görülen ilk 10 kanser arasında biliniyor. Türkiye'de yılda 1300-1500 arasında yeni vaka teşhis edildiği düşünülüyor.

Bakanlık, sosyo-kültürel değişiklikler ile beraber rahim ağzı kanser yükünün her geçen gün artacağını öngörüyor.

Jinekolojik kanserler arasında en ölümcül yumurtalık kanseri gösteriliyor. Türkiye'de hastaların kişilerin en az dörtte üçü ileri evrelerde teşhis ediliyor ve bu evrelerdeki kanserlerin en az yüzde 80'i ölümcül seyrediyor.

Genital kanserler arasında önemli bir kanser de rahim kanseri olarak dikkati çekiyor. Batılı ülkelerde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserler içindeki rahim kanseri, Türkiye'de de en sık görülen ilk 10 kanser türü arasında yer alıyor. Genellikle meme, yumurtalık ya da kolon kanseri de aynı zamanda görülebiliyor.

Bu nedenle Sağlık Bakanlığına bağlı kanser tarama merkezlerinde kadınların düzenli olarak tarama ve kontrollerini yaptırmaları, risk altındaki kişilerin hekimleri ile irtibatta olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor.

ERKEN TEŞHİS YÜZDE 90 BAŞARI DEMEK
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Adnan Kaya, Dünya Kadınlar Günü aracılığıyla kadınlara düzenli kontrol ve tarama yöntemlerini yaptırmaları uyarısında bulundu.

Kadın kanserlerinin yaklaşık yarısının meme-rahim ağzı-rahim ve yumurtalıklardan çıktığını belirten Kaya, erken teşhisin tedavi başarısını yüzde 90'a çıkarabildiğini vurgulayarak, ''Her kadın, şikayeti olmasa bile en az yılda bir kez jinekolojik muayene yaptırmalı. Bu muayene sırasında smear testi alınmalı'' diye konuştu.

Ultrason ile yumurtalıklarda şikayet vermeyen bir tümöral kitlenin de saptanabildiğini ifade eden Kaya, kan testiyle tümör markerlarına bakılmasının uygun olduğunu dile getirdi.

Kaya, rahim ağzı kanserinin oluşması için ortalama 10-20 yıl gibi çok uzun bir zaman geçmesi gerektiğini, 30'lu yaşlarda bazı hücresel değişiklikler oluştuğunu ve bunların zamanında teşhis ve tedavi edilmediğinde 40'lı yaşların sonunda kansere dönüşebildiğini anlattı.

Rahim ağzı kanserinin en önemli sebebi olan Human Papilloma Virüsüne karşı geliştirilmiş aşı ile korunmanın da mümkün olabildiğini söyleyen Kaya, yumurtalık kanserinden korunmak için menopoz döneminde de yıllık jinekolojik muayene ve ultrasonografi yapılmasının önemli olduğunu ifade etti.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ümit Korucuoğlu da rahim kanserinin gelişmiş ülkelerde sık görüldüğünü, ABD'de yılda ortalama 40 bin yeni vakanın görülmesinin beklendiğini bildirdi.

Kadın üreme organı kanserlerine bağlı ölümlerin yüzde 50'sinden yumurtalıkların sorumlu olduğuna işaret eden Korucuoğlu, ''Çocuk doğurmanın ve doğum kontrol hapı kullanmanın önleyici etkisi ortaya koymuştur. Erken menopoza girenlerde yumurtalık kanseri daha az görülür. Ayrıca tüplerini bağlatan hastalarda da yumurtalık kanseri daha az görülür'' dedi.

GÖRÜLME SIKLIĞI ARTTI
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Bahadır Ege de kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin özellikle son 25 yıl içinde arttığına dikkati çekerek, ''25 yıl içinde kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı yarı yarıya arttı'' dedi.

Daha önceki yıllarda her 16-17 kadından birinin meme kanseri riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Ege, günümüzde bu oran 7-8 kadında birine çıktı'' diye konuştu.

Ege, meme kanserinin daha çok gelişmiş ülkelerdeki kadınlarda görüldüğünü, kadınların geç ve az doğum yapmasının, bebeklerini daha az emzirmesinin, meme kanseri riskini artırdığına işaret etti.

Meme kanserinde özellikle aile öyküsü bulunanların risk altında olduğunu dile getiren Ege, ''Başta risk altındakiler olmak üzere tüm kadınlar düzenli kontrol ve taramaların yanı sıra kendileri de elle muayene, 40 yaşından sonra mamografi ile tarama yaptırılmalı'' diye konuştu. (aa)

Banka ve Kredi haberleri

Daha fazla haber