Güncel

Showing posts with label Aids. Show all posts
Showing posts with label Aids. Show all posts

Danimarkalı uzmanlar: 'AIDS'e çare bulduk'

Written By THA on Tuesday, 30 April 2013 | 05:20

Danimarka, Aarhus Üniversite Hastanesi'nde araştırmalar yapan uzmanlar, bir kaç ay içinde AIDS hastalığına çare olacak bir tedaviyi tanıtacaklarını duyurdu. AIDS hastası kişilerin DNA'sındaki kodlanmış virüsü alıp bağışık sistemiyle etkisiz hale getirmeye dayanan tedavi yöntemi, bilim dünyasında ses getirdi.

Danimarka Araştırma Konseyi tarafından finanse edilen 2.1 milyon dolarlık araştırma, 15 AIDS hastası üzerinde deneniyor. Denemeler olumlu sonuçlanırsa dünyada yaklaşık 33 milyon insanı etkileyen bu hastalık için geliştirilen teknik, daha geniş bir alanda test edilecek.

Araştırmada yer alan Doktor Ole Sogaard, bulguların henüz insan üzerindeki etkisinin sonuçlanmadığını belirtti: "Çalışma hastanın bağışıklık sisteminin AIDS'li virüsü tanımasını ve onu etkisiz hale getirmesini amaçlıyor. Bunun etkisi ise kişinin bağışıklık sisteminin gücü ve duyarlılığıyla ilgili."

İngilizler de çalışıyor

İngiliz uzmanların da beş ayrı üniversitede benzer araştırmalar yürüttüğü kaydedildi. Ancak her iki çalışmanın da AIDS'i engellemede değil bu hastalığı taşıyan insanları tedavi etmede etkili olacağı açıklandı. (Vatan)

Kanser ve ADIS'te umut verici gelişme

Written By THA on Monday, 7 January 2013 | 01:46

Japon bilim adamları, kanserle mücadelede umut veren yeni bir gelişmeye imza attı.

BBC'nin haberine göre, bilim adamları, kansere ve AIDS'e saldırabilecek hücreleri laboratuvar ortamında çok büyük miktarlarda çoğalttı.

Araştırmanın sonuçları “Cell Stem Cell” dergisinde yayımlandı. Japon bilim adamları, araştırma çerçevesinde sitotoksik T-hücresi olarak bilinen bir tür beyaz kan hücresine odaklandı.

Hücrelerin yüzeylerinde enfeksiyon veya kanser bulgularını fark edebilen söz konusu hücrenin, bunu fark ettiğinde saldırıya geçtiği belirtildi.

Tokyo Üniversitesi ve Riken Alerji ve İmmünoloji Araştırma Merkezi'nden ekipler, daha çok sayıda T-hücreleri yapmak için kök hücre teknolojisindeki gelişmeleri kullandı.

Bir grup, hastanın cilt kanserini hedef alan T-hücrelerini ayıklarken, diğer grup da aynı şeyi AIDS için yaptı.

Söz konusu T-hücreleri, önce laboratuvar ortamında çok büyük miktarlarda çoğaltılabilen kök hücrelere, daha sonra tekrar kanser ve AIDS'i hedef alma kabiliyetine sahip T-hücrelerine dönüştürüldü.

T-hücrelerinin doğal hallerinde az sayıda oluştuklarına dikkati çekilirken, hastaya devasa miktarlarda T-hücresi enjekte edilmesinin, bağışıklık sistemini “turboşarj” etmesi umuluyor.

Bilim adamlarının bundan sonraki adımı, söz konusu T-hücrelerinin vücuttaki tümör hücrelerini seçerek öldürüp öldüremeyeceğini test etmek olacak.

Uzmanlar, çalışmanın sonuçlarını heyecan verici bulurken, herhangi bir tedavinin güvenlilirliğinin gösterilmesi gerektiğini belirtti. (AA)

AIDS testinde damgalama bitiyor: 'Kod XXX'

Written By THA on Wednesday, 6 June 2012 | 20:30

Sağlık Bakanlığı, HIV taşıdığından şüphelenen kişilerin Gönüllü Danışmanlık Test Merkezi’ne giderek isim vermeden test yaptırabilmesine olanak sağlayınca test duyarlılığında artış oldu.

Sağlık Bakanlığı Türk Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, buralarda kişilere XXX benzeri kodlar verildiğini belirterek, “Kimsenin çekinmesine gerek yok. Artık isim vermeden kişi AIDS olup olmadığını öğrenebiliyor” dedi.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve özellikle AIDS nedeniyle insanların damgalandığını belirten Torunoğlu, şunları söyledi: “1985’ten bu yana toplam AIDS’li sayımız 5 bin 400 civarında. Bunlar bildiklerimiz ama modelleme çalışması yaptırdık. Türkiye’de AIDS’li sayısı bu rakamın 3 katı olabilir sonucu çıktı. Yani 15 bin civarında. Bizdeki vakaların 5’te 1’i yabancı uyruklu.”

SEKS İŞÇİSİNE ÜCRETSİZ PREZERVATİF
Mehmet Ali Torunoğlu, risk grubundakilere yönelik çalışmalar yaptıklarını da belirtti: “Risk grubundakiler ve sokakta çalışan seks işçilerine yönelik çeşitli koruyucu tedbirler var. Örneğin biz derneklere ücretsiz prezervatif veriyoruz, onlar da elemanlarını görevlendirerek bunları dağıtılıyor ve dağıtım yaparken de bilgilendiriyorlar.” (Hürriyet)

HIV'i önleyen ilk ilaç!

Written By THA on Friday, 11 May 2012 | 14:04

HIV/AIDS virüsünün bünyeye girmesini önleyen ilk ilaç ABD'de geliştirildi. İlaç devrim niteliğinde.

ABD'de ilk kez HIV/AIDS virüsünün bünyeye girmesini önleyen bir ilaç geliştirildi. Bugüne kadar piyasada olan ilaçlar virüsü kapmış kişilerin tedavisi için kullanılıyordu.

Sağlık sektörü danışmanları, yetkililerden Truvada isimli ilacın en kısa sürede onaylanmasını istedi. Truvada ile ilgili klinik çalışmalar, ilacın eşcinsel erkeklerin HIV kapma riskini yüzde 73'ten yüzde 44'e indirdiğine işaret etti.

İlaç AIDS hastalığıyla ilgili çalışan aktivistler tarafından HIV karşısında güçlü bir silah olarak nitelendirildi. Ancak Truvada'nın, "İlaç aldım, bana bir şey olmaz" gibi riskli hareketleri artırması ve HIV'nin ilaca dayanıklı bir türünün gelişmesi gibi kaygılar da dile getirildi.

Danışmanlar heyetinin raporları Gıda ve İlaç Dairesi'nin kararları üzerinde bağlayıcı değil, ancak çoğu zaman etkili oluyor. (Vatan)

Türkiye’deki AIDS’li sayısı 6 bine yaklaştı!

Written By THA on Saturday, 7 April 2012 | 04:08

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’deki AIDS’li sayısı 6 bine yaklaştı. Ülkede 3 bin 723’ü erkek, bin 501’i kadın olmak üzere toplam 5 bin 224 HIV/AIDS vakası var.

Sağlık Bakanlığı’nın rakamlarına göre alınan önlemlere ve yapılan uyarılara rağmen HIV/AIDS vakaları her geçen yıl artış gösteriyor.

2011 yılı sonu itibarıyla bildirimi yapılan 5 bin 224 HIV/AIDS vakasının 3 bin 723’ü erkek, bin 501’i kadın. Hastalık yoğun olarak 20-45 grubundakilerde görülüyor. Yaklaşık 2 bin kişinin bu hastalıktan tedavi gördüğü tahmin ediliyor.

Bakanlığa en fazla vaka bildirimi yapılan bölge Marmara, il ise İstanbul. Bunu sırasıyla Ankara, İzmir, Antalya, Mersin, Adana ve Bursa illeri izliyor.

Vakaların yaklaşık yüzde 16’sını oluşturan yabancı uyruklu hastalar ise Ukrayna, Moldova ve Romanya’dan. Sağlık Bakanlığı verilerine göre enfekte olanların yarısından çoğu hastalığı korunmasız cinsel ilişki yoluyla almış.

Türkiye’nin riskleri
HIV enfeksiyonu konusunda çalışmalar yürüten Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, HIV/AIDS vakalarında Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Avrupa ve Batı Asya bölgesinde katlı artışlar görüldüğünü söyledi.

Doğumsal geçişin verilen mücadele sonucu neredeyse sıfırlandığını, vakaların büyük bölümünün virüsü korunmasız cinsel ilişkiyle kaptığını anlatan Ünal, Türkiye’nin konumu itibarıyla riskli ülkelerin başında geldiğini vurguladı.

Yeterli cinsel eğitim almayan genç bir nüfusa sahip olması, ülke içi ve dışarıdan göç hareketleri, ticaret yolları üzerinde bulunması ve damar içi uyuşturucu kullanımındaki artışın Türkiye’nin risklerini artırdığına dikkati çeken Ünal, şunları belirtti:

”6 bin civarındaki vaka sayısı nüfusa oranla az görülebilir ama yüzde 10-12 civarındaki artış hızı oldukça yüksek. Bu artış hızıyla vaka sayısının belirli bir orana ulaşması, toplumda bulaşın artma riskini beraberinde getirecek. AIDS artık ölümcül değil kronik hastalıklar arasında sayılıyor. Etkin tedavi, iyi bir koruma yöntemidir aynı zamanda.”

Mevcut tedavi yöntemleriyle virüsün vücuttan tamamen çıkarılıp atılamadığını, ancak viral yükün neredeyse sıfırlanabildiğini ifade eden Ünal, ”Ana tedavi virüsün çoğalmasını önlemeye yöneliktir. Bağışıklık sisteminin çökmesiyle ortaya çıkan fırsatçı enfeksiyonlarla baş etmek ve yan etkileri ortadan kaldırmak da bir diğer amaçtır” diye konuştu.

AIDS’e neden olan virüsün çoklu ilaç kullanmayı gerektiren bir yapısı olduğunu, hastaların genellikle birden fazla ilaç kullanmak zorunda kaldığını ifade eden Ünal, ”Tedavi hayat boyu sürmelidir. Aksi halde virüs hemen çoğalır. Tedavide yan etkileri ve direnci iyi yönetmek ana hedeflerdendir” dedi.

Prof. Dr. Ünal, ilaçların gerektiği gibi alınması halinde direnç sorunuyla karşılaşılmadığını vurguladı. Son yıllarda çoklu ilaç yerine geçen, dirençli vakalarda bile etkili yeni ilaçlar geliştirildiğini anlatan Ünal, bu ilaçların yan etkilerinin de neredeyse olmadığını söyledi.

”En büyük sorun uyumsuz hastalar”
Tedavide halen karşılaşılan en büyük sorunun uyumsuz hastalar olduğunu, ilaçların düzensiz kullanımından kaynaklanan direnç problemleri geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Ünal, virüsü taşıyan vakaların bulaşma yolları konusunda çok iyi eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de hastaların ilaca erişimi konusunda bir sorun yaşanmadığını, tedavi giderlerinin devlet tarafından karşılandığını kaydeden Ünal, ”Sünnetin AIDS’e karşı etkili bir korunma yöntemi olduğu artık bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Özellikle hastalığın yaygın olarak görüldüğü Afrika’da sünnet bir korunma yöntemi olarak kabul gördü” şeklinde konuştu. (milliyet)

Banka ve Kredi haberleri

Daha fazla haber