Güncel

Showing posts with label KKKA. Show all posts
Showing posts with label KKKA. Show all posts

Kene uyarısı

Written By THA on Tuesday, 26 June 2012 | 00:32

Sivas'ın Suşehri İlçesi'nde 5 gün önce vücuduna yapışan keneyi koparıp çıkaran İbrahim Dilce rahatsızlandı.

Hastanede yapılan tahlillerde kan değerleri düşük çıkan Dilce, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle Sivas'a sevk edildi.

Suşehri İlçesi'ne bağlı Yukarı Akören köyünde yaşayan Dilce ailesinin 5 çocuğundan en küçüğü olan 22 yaşındaki İbrahim Dilce'nin göğüs kısmına 5 gün önce bahçede çalışırken kene yapıştı. Göğsündeki keneyi farkeden İbrahim Dilce kendisi koparıp attı. Bugün mide bulantısı, baş dönmesi şikayetleri ile rahatsızlanınca Suşehri Devlet Hastanesi'ne gelerek muayene oldu. Burada yapılan tahlillerde kan değerleri düşük çıkan ve KKKA ön teşhisi konulan İbrahim Dilce, ambulansla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilerek enfeksiyon hastalıkları servisinde tedaviye alındı. Uzmanlar vücuda yapışan kenelerin kesinlikle sağlık kuruluşlarında çıkarılması konusunda bir kez daha uyarı yaptı. (DHA)

Tokat'ta KKKA'dan ölüm

Written By THA on Friday, 15 June 2012 | 15:30

Tokat'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gören 39 yaşındaki kadın yaşamını yitirdi.

Tedavi gördüğü Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde hayatını kaybeden Güliçi Terzioğlu'nun (39) cenazesi, Zile ilçesine bağlı Yaylakent köyüne gönderildi.

4 çocuk annesi Terzioğlu'nu, 9 Haziran'da kene ısırdığı, 3 gün sonra sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Terzioğlu'nun eşi Hüseyin Terzioğlu, kene ısırmalarında dikkatli olunması gerektiğini belirterek, ''Allah kimsenin başına vermesin, çok zor bir şey. Kene vakalarını basite almasınlar. Bu konuda herkesin çok dikkatli olması lazım'' dedi. (AA)

Kene bu kez Yozgat'ta can aldı

Written By THA on Wednesday, 13 June 2012 | 22:06

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle Yozgat'tan Sivas'a sevk edilen 36 yaşındaki kadın yaşamını yitirdi.

Tedavi gördüğü Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Servisi'nde hayatını kaybeden Döndü Bolat'ın (36) cenazesi, Yozgat'ın Aydıncık ilçesine bağlı Dereçiftlik köyüne gönderildi.

4 çocuk annesi Bolat'ı, yaklaşık bir hafta önce kene ısırdığı, birkaç gün sonra da rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Bolat'ın cenazesinin, köyünde toprağa verileceği belirtildi. (cnnturk)

Kene vakaları bilinçle azalıyor

Written By THA on Monday, 11 June 2012 | 16:36

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, bu yıl hasta sayısı ile geçen yılki vaka sayısını karşılaştırdıklarında bir miktar azalma gözlemlediklerini söyledi.

Prof. Dr. Köksal, yaptığı açıklamada, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının Karadeniz bölgesinde Kelkit ve Çoruh Vadisi ile Giresun'un Şebinkarahisar ve Sivas'a komşu olan ilçelerinde görüldüğünü belirtti. Köksal, havaların ısınması ile ülke genelinde olduğu gibi Karadeniz'de de kene vakalarının ortaya çıkmaya başladığını vurguladı.

Bu yıl gelen hasta sayısı ile geçen yılki vaka sayısını karşılaştırdıklarında bir miktar azalma olduğunu vurgulayan Köksal, “Geçen yıl hastanemizde 80 civarında vaka izledik. İki hastamızı kaybettik, onların dışındaki hastalarımızı sağlıkla taburcu ettik. Türkiye'de mortalite bakımından en düşük rakama sahibiz. Bunu da hem vakalarımızın duyarlı olmasına hem de bizim tedavi yaklaşımlarımızla sağladığımızı düşünüyorum” dedi.

Köksal, havaların geç ısınmasına bağlı olarak vaka görülmesinde de geçmiş yıllara göre gecikme yaşandığına dikkati çekerek, “Hastanemize bu yıl 15 vaka müracaat etti. Toplum bilinçlendikçe vaka sayısı azalacaktır. Vaka sayısındaki azalma hastalığın yok olduğu anlamına gelmez. Yoksa keneler hala enfekte, onların kökü kazınmış değil” diye konuştu.

“Sağlık Bakanlığı bu hastalığın üzerinde çok ciddi durmaktadır”
Kırsal alanda piknik yapan, işi icabı hayvancılık ya da tarımla uğraşan kişilere hastalığın bulaşma riski olduğunu belirten Köksal, şöyle devam etti: “Keneden korunmak için kişisel önlem olarak çorap giyinerek, pantolon paçalarını çorap içine sokmaya dikkat edilmeli. Eldiven giyinmeleri ve uzun kollu bir şey giyinerek kol ağızlarını eldivenin içine sokmaları gerekmektedir. Bütün bunlara rağmen keneyle temas olabiliyor ve kene vücutlarına yapışabiliyor. Bu durumu fark ettikleri zaman da ilkel usullerle asla çıkarmasınlar, çünkü kene vantuz gibi deriyi tutarak, kendisini rahatsız hissedeceği en ufak tehlikede vücudundaki virüsü kusuyor. İşte bu sırada virüsü insanlara bulaştırıyor. Bu nedenle en yakın sağlık kuruluşuna gitsinler. Biz bütün sağlık personeline çok ciddi eğitimler verdik, hepsi keneyi nasıl çıkartacağını biliyor.”

Prof. Dr. Köksal, hastalığın 3 ile 9 gün kadar kuluçka süresi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Kanamalarla, yüksek ateşle, ishalle, karın ağrısıyla sağlık kuruluşlarına başvuruyorlar, ama artık bu vakitten sonra KKKA hastalığı belirti vermeye başlamıştır ve geç kalınmıştır. Bizim bir önerimiz de bu hastalık belirtileri olan kişilerin en kısa zamanda hastaneye başvurmaları, çünkü tedavide ana kriter, geç kalınmadan sağlık kuruluşlarına başvurulması, önlemlerin alınması ve destek tedavilerin verilmesidir. Sağlık Bakanlığı'mızda bu hastalığın üzerinde çok ciddi durmaktadır. Özel koşullar sağlamıştır, örneğin bu hastalığın sağlık güvencesi aranmamaktadır, koşulsuz olarak her sağlık kuruluşundan yararlanma hakları vardır.”

“İlkel usullerle alınması sakıncalı”
Gümüşhane'de hayvancılıkla uğraşan Ali Haydar Yılmaz (56), KKKA hastalığı görülmesi nedeniyle hastanede tedavi edildi.

Yılmaz, hayvanların bakımını yaptıktan sonra omuzunda kene olduğunu fark ettiğini anlatarak, “İlkel davrandık, elimle omuzumdan keneyi aldım ve öldürdüm. İlerleyen saatlerde gece uyurken burnum kanadı ve ayaklarımdan başlayarak ateşim yükseldi” dedi.

Hastaneye müracaat ettiğinde KKKA virüsü tespit edildiğini ifade eden Yılmaz, “Tedavim burada yapıldı. Benim tavsiyem, kene üzerine oturan kişi en kısa sürede hekime başvurmalıdır. İlkel usullerle alınması sakıncalı” diye konuştu. (hurriyet)

Kene ile mücadelede yanlış uygulamalar

Written By THA on Monday, 4 June 2012 | 15:58

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı ile mücadelede bazı yanlış uygulamalar yapılıyor.

Sağlık Bakanlığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Zati Vatansever, KKKA hastalığıyla mücadelede yanlış uygulamalara dikkati çekti.

Uzmanlık alanı keneler ve kenelerle bulaşan hastalıklar olan Kars Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Vatansever, sadece insanlarda görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin, ''Hyalomma'' cinsindeki kenelerle taşınan bir virüsün meydana getirdiği, ülkede yüzde 5 ölüm oranı ile seyreden bir hastalık olduğunu belirtti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da kene ve KKKA vakalarının ortaya çıkmasıyla bu konuda uzman olmayan kişiler tarafından çeşitli görüşler ileri sürülmeye başlandığına işaret eden Vatansever, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Büyük şehirlerde hastalığı taşıyan kenelerle hiçbir ilgisi olmayan parklar ve yeşil alanlar ilaçlanmakta ve bu da 'Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı mücadele' olarak gösterilmekte. Oysa parklarda bulunanlar zaman zaman insanları da tutan kene köpek kenesi olup, yine belediyelerin personel ayırmak istemedikleri veteriner hizmetlerinin eksikliği nedeniyle ortaya çıkan kontrolsüz sokak köpeği popülasyonundan kaynaklanmaktadır.''

Birçok uzmanın ısrarla kenelere karşı keklik veya beç tavuğu kullanılmasını savunduğunu hatırlatan Vatansever, ''Oysa ki bu tip yerden beslenen kanatlılar KKKA hastalığının taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum'un yavrularının beslenmesi için ihtiyaç duyduğu konaklardır. Yani keklik ve beç tavuğu kene sayısını azaltmak bir yana artışına bile neden olabilir'' diye konuştu. (AA)

Sivas'ta bir kadın kene kurbanı

Written By THA on Thursday, 31 May 2012 | 14:27

Sivas’ta kene ısırması sonucu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanan 29 yaşındaki Feride Özsevi, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Yıldızeli İlçesi’nin Güneykaya beldesinde yaşayan evli 3 çocuk annesi Feride Özsevi’yi iki hafta önce sırtından kene ısırdı. Keneyi farkederek koparan Özsevi, bir kaç gün sonra rahatsızlandı. Yakınları tarafından Yıldızeli Devlet Hastanesi’ne götürülen Feride Özsevi, daha sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilerek enfeksiyon hastalıkları servisinde tedaviye alındı.

Bir haftadır gördüğü tedaviye cevap vermeyen Özsevi, bugün öğle saatlerinde hastanede yaşamını yitirdi. Tokat, Yozgat ve Sivas’tan tedavi için hastaneye getirilen KKKA hastalarından ölenlerin sayısı 5’e yükseldi. Cenazesi yakınlarına teslim edilen Özsevi’nin yarın Yıldızeli İlçesi’nde toprağa verileceği belirtildi. (Hürriyet)

Kene 2 can daha aldı

Written By THA on Wednesday, 30 May 2012 | 17:21

Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından keneye karşı riskli iller arasında olduğunu açıkladığı Çankırı'da son bir hafta içinde kenenin ısırmasıyla Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanan 2 kişi yaşamlarını yitirdi.

Çankırı İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, Şabanözü İlçesi’nden 36 yaşındaki Yasin Orhan’ın 5 gün önce kene ısırmasının ardından rahatsızlanarak Devlet Hastanesi’ne müracaat ettiğini, ilk muayene sonucu hastaya KKKA hastalığı teşhisi konularak Çankırı Devlet Hastanesi’ne, buradan da Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiğini belirtti. Evli ve 2 çocuk babası Yasin Orhan’ın tedaviye cevap vermemesi nedeniyle bugün yaşamını yitirdiği belirtildi.

Öte yandan geçen hafta Ilgaz İlçesi’nde kenenin ısırdığı 70 yaşındaki Cemile Tiryaki de KKKA hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Ankara’da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. (DHA)

Kene yoksa bile belirtilerine dikkat

Written By THA on Monday, 28 May 2012 | 12:52

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, riskli kırsal bölgelerde yaşayan kişilerde kene tutunma hikayesi olmasa bile ateş, halsizlik, bulantı, kusma ve kanama belirtileri mevcutsa, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) incelemesi yapılması gerektiğini söyledi.

Leblebicioğlu, mevsim nedeniyle KKKA hastalığının görülme sıklığının artabileceği bir döneme girildiğine dikkati çekti. Özellikle yüksek rakımlı yörelerde yaşayanların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Leblebicioğlu, kenelerle insanlar arasındaki temasın önlenmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Kırsal kesimde hayvancılığın ve tarım alanında çalışmanın sık olmasının, kenelerin vücuda tutunmasını artırdığını dile getiren Leblebicioğlu, şöyle devam etti:

“Kırsal bölgelerde yaşayanlarda kene tutunmasına karşı korunmaya büyük önem vermelidir. Son yıllarda kene tutunmalarına karşı insanların bilinç düzeyinin artması, kene vakalarının düşüşünde etkili oldu. Ancak tedbiri elden bırakmamak gerekir. Vücuda tutunan kenelere karşı dikkatli olunmalı. Keneler birtakım hastalığa zemin hazırlar. Bu nedenle kenelerin vücuttan mümkün olduğunca erken çıkarılması gerekir. Riskli bölgelerdeki sağlıkçıların kenenin nasıl çıkarılacağını bilmesi de bu anlamda önemli.”

"KENENİN BAŞININ KOPMAMASINA DİKKAT EDİLMELİ"
Kenelerin vücuttan doğru şekilde alınmasının, hastalık riskini azalttığını anlatan Leblebicioğlu, “Vücudunun bir yerinde kene gören kişiler zaman kaybetmeden hekime görünmelidir. Kenelerin vücuttan mümkün olduğunca erken çıkarılması gerekir. Çıplak elle keneye dokunulmamalıdır. Kenenin gövdesinden, başından ve diğer organlarından da kesinlikle tutulmaması gerekir. Kenenin başının kopmamasına dikkat edilmeli” dedi.

Prof. Dr. Leblebicioğlu, KKKA şüpheli hastaların takibinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Riskli kırsal bölgelerde yaşayan kişilerde kene tutunma hikayesi olmasa bile ateş, halsizlik, bulantı, kusma ve kanama belirtileri mevcutsa, KKKA incelemesi yapılmalı. Özellikle hastaların klinik durumu ağırlaşmadan ilgili merkezlere sevk edilmesi, tanı, takip ve destek tedavisinin erkenden yapılmasını sağlayacaktır. Bu konuda hassas davranılmalı.” (AA)

Kene aşısı üretim yolunda

Written By THA on Friday, 25 May 2012 | 15:08

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı aşı geliştirilmesi için Türk bilimadamlarının yürüttüğü çalışmadan olumlu sonuçlar alındı.

Sağlık Bakanlığı'nın desteklediği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aykut Özdarendeli'nin liderliğinde yürütülen TÜBİTAK projesiyle geliştirilen aşı, virüsün verildiği farelerde yüzde 80 oranında koruma sağladı.

Projeyle ilgili bilgi veren Özdarendeli, KKKA'ya karşı ilk aşı çalışmalarına 2005 yılında başladıklarını söyledi. Sağlık Bakanlığı'nın KKKA ile ilgili desteklediği projenin 2010 yılının Haziran ayında devreye girdiğini belirten Özdarendeli, projenin ayaklarından birini de aşı çalışmalarının oluşturduğunu anlattı.

Prof. Dr. Özdarendeli, KKKA hastalığına karşı dünyada bilinen bir aşı, hatta antiviral ilaç olmadığını belirterek, Bulgaristan'da 1970'lerde geliştirilen aşının kanıtlanmış bir etkinliğinden söz edilemeyeceğini ifade etti.

Bu aşıyla ilgili bilimsel literatürde herhangi bir yayın bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özdarendeli, aşının hem eski teknoloji kullanılması hem de fare beyninden üretilmesinden dolayı birçok şüpheli yönü bulunduğunu söyledi.

YÜZDE 80 KORUMA
Kısa süre öncesine kadar üzerinde deney yapılacak hayvan modeli bulunmamasının aşı çalışmalarının önündeki engellerden biri olduğunu belirten Özdarendeli, “KKKA'ya neden olan kenelerin hayvanlarda hastalık yapmaması nedeniyle deneysel çalışma yapamıyorduk. Bu virüsün hastalık yapabildiği fare modeli geliştirilmesi çalışmalarımızın önünü açtı. Geliştirdiğimiz aşıyı bu fareler üzerinde denedik” diye konuştu.

Prof. Dr. Özdarendeli, Türkiye'de yürütülen aşı çalışmasıyla ilgili şu bilgileri aktardı:
“Proje kapsamında hem fare beyninden hem de hücre kültüründen inaktif (canlı olmayan virüs) KKKA aşısı hazırlandı. Hücre kültüründen inaktif virüs aşısının fare beyninden üretilene göre daha çok koruyuculuk içerdiği görüldü. Bizim geliştirdiğimiz aşı Bulgar aşısına göre çok daha iyi. Hem bağışıklık sistemini daha iyi uyarıyor hem de fare beyninden üretilen aşıdaki alerjik etki yaratan proteinler bulunmuyor. Hücre kültüründen ürettiğimiz inaktif aşı bu farelerde denendi. Farelerin bir kısmına 3 hafta arayla 3'er doz aşı uyguladık. Diğerlerine ise hiç aşı vermedik. Daha sonra her iki gruba da KKKA'ya neden olan virüsü verdik. Aşı yapmadığımız farelerin hepsi öldü. 3 doz aşı verilen gruplardaki farelerde ise yüzde 80 koruma sağladığı görüldü ki bu iyi bir oran.”

“ÇALIŞMA TEKRARLANACAK”
Aşı dozu ve virüs miktarının gözden geçirilerek bu çalışmanın tekrarlanacağını bildiren Özdarendeli, insan üzerinde deneme öncesi toksisite testlerinin (Aşının deney hayvanlarında hangi dozda ne gibi etki göstereceğinin saptanması) yapılacağını söyledi.

Bu çalışmanın tavşanlar üzerinde yürütüleceğini, ancak Türkiye'de sertifikalı laboratuvar bulunmaması nedeniyle testlerin hizmet alımı yoluyla yurt dışında yapılacağını anlatan Özdarendeli, bu sürecin 1 yılı bulabileceğini belirtti.

Toksisite testlerinden istenen sonucun alınması halinde aşının bir grup insan üzerinde deneneceğini bildiren Prof. Dr. Özdarendeli, “Bu çalışma ya Sağlık Bakanlığı'nın belirleyeceği bir yerde ya da Erciyes Üniversitesi'nde kurulacak ilaç ve eczacılık araştırma merkezinde yapılabilir. Üniversite yönetimi buna çok istekli” diye konuştu.

İnsanlar üzerindeki çalışmalarda ise aşının antikor geliştirip geliştirmediğine bakılacağını ifade eden Özdarendeli, “Faz çalışmalarından sonra aşının endüstriyel düzeyde üretimi söz konusu olabilecek” dedi.

“Aşının insanlar üzerinde etkinliği konusunda ümitli olup olmadığı” sorulan Özdarendeli, “Şimdiye kadar elde ettiğimiz veriler aşının insanlarda da etkili olabileceği yönünde bizi umutlandırıyor” yanıtını verdi.

“KKKA AŞISI ÜRETEN İLK ÜLKE OLABİLİRİZ”
Türkiye'nin Rusya, Bulgaristan ve İran gibi KKKA hastalığının görüldüğü ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Özdarendeli, “Sağlık Bakanlığı'na, bu konuda çalışma yürüten bilimadamlarına teşekkür etmek gerekiyor. Geldiğimiz nokta çok önemli. Bu çalışmayla KKKA aşısı üreten ilk ülke olabiliriz” ifadesini kullandı. (AA)

Kenelere karşı 20 ilde alarm

Written By THA on Thursday, 24 May 2012 | 12:27

Sağlık Bakanlığı, KKKA açısından riskli 20 ili belirledi ve harekete geçti.

Sağlık Bakanlığı, havaların ısınmasıyla görülmeye başlanan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı 20 riskli ilde ''seferberlik'' ilan etti.

Bu illerin sınırları içinde 2002'den bu yana vaka çıkan birinci derece riskli 3 bine yakın köyde 10 gün içinde 10 bin sağlık personeliyle KKKA ile ilgili çalışma yapılacak.

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, bakanlığın bu yıl KKKA hastalığına karşı yürüttüğü çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

180 Vakada 18 Ölüm
KKKA vakalarının bu yıl daha erken görülmeye başlandığını, şimdiye kadar 180 vakadan 18'inin hayatını kaybettiğini bildiren Torunoğlu, “Sezon başında hafif vakalar sağlık kurumlarına başvurmuyor. Daha ağır vakalar başvuruyor, ölümler de zaten bunlar arasından görülüyor. Bu yüzden sayı yüksek gibi gözüküyor, ama zamanla her yıl gibi trendine giriyor'' diye konuştu.

İşte Riskli İller
Geçen yıl KKKA hastalığı görülen illerde yoğun bilgilendirme çalışmaları yaptıklarını, bu yıl bu çalışmaların daha organize şekilde yürütüleceğini kaydeden Torunoğlu, şunları söyledi:

''2002'den bu yana vaka görülen 20 riskli il belirledik. KKKA riski açısından hiç değişmeyen Kelkit Vadisi üzerindeki bu iller Tokat, Sivas, Yozgat, Amasya, Kastamonu, Çankırı, Artvin, Erzurum, Erzincan, Ardahan, Samsun, Bolu, Karabük, Giresun, Bingöl, Tunceli, Ordu, Çorum, Gümüşhane ve Bayburt. Bu illerin sınırları içindeki köyleri de risk açısından üç bölgeye ayırdık. Birinci riskli bölgede bugüne kadar vaka çıkan 3 bine yakın köy var. İkinci riskli bölgede bunlara komşu köyler, üçüncü riskli bölgede ise diğerleri yer alıyor.

300 bin hanenin bulunduğu ve 1,5 milyon kişinin yaşadığı birinci riskli bölgedeki köylerde, yoğun bir eğitim programı başlatacağız. Bu köylerde 10 günde 10 bin sağlık personeliyle adeta seferberlik uygulayacağız.''

Kene Koruma ve Eğitim Setleri Dağıtılacak
Birinci derece riskli bölgedeki bu yerlerde 7 yaşından büyük herkese içinde bir çift eldiven, kene çıkarma kartı ve broşürün bulunduğu kene koruma ve eğitim setleri dağıtılacağını belirten Torunoğlu, ayrıca uzmanlar tarafından 15'er günlük aralarla 3'er kez eğitim de verileceğini bildirdi.

Torunoğlu, ikinci derece riskli bölgelerde yüz yüze, üçüncü derece riskli bölgelerde de okul, cami ve köy kahvesi gibi yerlerde toplu eğitimler verileceğini söyledi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile riskli illerdeki besi hayvanlarının ilaçlanması için de çalışma yürüttüklerini bildiren Torunoğlu, kene popülasyonunun azaltılmasına yönelik bu çalışma kapsamında söz konusu hayvanların üç haftada bir olmak üzere toplam dört kez aşılanacağını kaydetti.

“Kene Hemen Çıkarılmalı”
Hastalığın genellikle tarla ve bahçe gibi yerlerde çalışan 20-45 yaş arasındaki kişilerde görüldüğünü anlatan Torunoğlu, verilecek eğitimlerde alınması gereken önlemlere dikkat çekileceğini belirtti.

Alınması gereken tedbirlerin başında, kenelerin vücuda girmesini önleyecek giysi seçimi geldiğini bildiren Torunoğlu, bu parazitlerin vücuda daha çok girdiği paça ve kol ağzı gibi yerlerin kapatılmasının önem taşıdığını söyledi.

Riskli bölgelerdekiler için ''İş giysisi'' kavramının oturtulmasının da önlemlerden biri olduğunu ifade eden Torunoğlu, ''Tarladan eve dönen kişiler giysilerine yapışan kenelerin vücuda tutunmasını önlemek için giysilerini değiştirmeli ve vücutlarını kontrol etmelidir. Çünkü KKKA'ya yol açan keneler sıçrayamaz, ancak vücuda giysilerin açık bölümlerinden girerek tutunur. Vücut ve giysi kontrolü yapılırsa kenelerin tespiti kolay olur'' diye konuştu.

Vücuda tutunan kenenin hemen çıkarılması gerektiğini dile getiren Torunoğlu, ''Önemli olan bu keneyi çıplak elle çıkarmamaktır. Bir sağlık kuruluşuna gidip çıkarmak zaman alabileceği için kenenin vücuttan hemen uzaklaştırılmasında fayda vardır. Aksi halde kişiler geç kalıyor ve hastalık ortaya çıkıyor'' uyarısını dile getirdi.

Aşı Çalışmaları
KKKA hastalığını geçirenlerin aynı hastalığa ikinci kez yakalanmadığını, bunun aşı çalışmaları için umut verici olduğunu belirten Torunoğlu, ''Dünyada henüz KKKA'ya karşı bir aşı yok. Bakanlığımızın desteğiyle bir aşı geliştirilmesi üzerinde çalışılıyor, ama bir aşının geliştirilmesi yıllar alacağı için keneye karşı önlemlerin halka iyi anlatılması büyük önem taşıyor'' dedi.

Geçmiş yıllarda hastalığı geçiren kişilerin kanlarından elde edilen serumun bazı hastalarda denendiğini ve olumlu sonuçlar alındığını hatırlatan Torunoğlu, bununla ilgili yeni bir çalışma başlatılıp başlatılmaması konusunda henüz bilim kurulunun bir kararının bulunmadığına dikkati çekti.

“Pikniğe Açık Renk Örtüyle Gidin”
Kırsal kesimde riskli bölgelerde yeterli duyarlılık oluşmamasına rağmen, risk olmayan büyük şehirlerde aşırı bir duyarlılık yaşandığını işaret eden Torunoğlu, şöyle devam etti:

''KKKA'ya neden olan kene türü zaten belli. Bu da belirlediğimiz yerlerde görülüyor. Orta Anadolu'da, örneğin Ankara'nın bazı ilçelerindeki ormanlık bölgelerde de bu türe rastlanıyor, ama büyük şehir merkezlerinde KKKA'ya yol açan kene türüne rastlanmıyor. Bu nedenle gereksiz bir panik yaşanıyor. Yine de vatandaşlarımız pikniğe giderken açık renk giysi giysinler, hatta açık renk örtü götürsünler ki keneleri kolay fark edebilsinler. Bir de eve döndükten sonra vücut muayenelerini unutmasınlar.''
''Kene kovucuların korunmada etkili olup olmadığı'' sorusu üzerine Torunoğlu, bunların etkili olabilmesi için bütün giysiye yedirilmesi gerektiğini vurguladı.

Giysinin belirli bir bölgesine sürülen kovucuların keneleri daha da saldırgan hale getirebildiğini kaydeden Torunoğlu, ''Kene kovucular tüm giysiye yedirilirse keneleri etkisiz hale getirebiliyor. Aksi halde bir faydası olmuyor'' dedi. (AA)

3 kadın KKKA kurbanı

Written By THA on Wednesday, 23 May 2012 | 01:01

Yozgat’ın Eymir beldesinde 4 gün önce hayvan otlatırken vücuduna kene yapışan Dönüş Usta (34), yüksek ateş ve baş ağrısı şikayeti ile Sorgun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan üç çocuk annesi Usta, sevk edildiği Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde öldü. Tokat’ta 2 hafta önce piknik sonrası boynunda fark ettiği kene devlet hastanesinde çıkarılan 2 çocuk annesi Yeter Demir (56) rahatsızlandı. Tedavi altına alınan Yeter Demir, önceki akşam can verdi. Çankırı Sağlık Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Yuvasaray köyünde de Cemile Tiryaki (70), birkaç gün önce kene ısırması şikâyetiyle Ilgaz Devlet Hastanesi’ne başvurdu. KKKA hastalığı şüphesiyle Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Tiryaki, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. (DHA)

Zararlı Kene nasıl anlaşılır!

Written By THA on Saturday, 19 May 2012 | 18:38

Türkiye'de 46 kene türü yaşıyor.

Kelkit Havzası'nda başlayan ve yurt genelinden örneklerin de değerlendirildiği TÜBİTAK destekli araştırma çalışmasında, Türkiye'de yaşayan 46 kene türünün yaşadığı belirlendi. Bunlardan 38'inin, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı'nı bulaştırabildiği bildirildi.

Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhlis Özkan, Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Şaban Tekin ve Yrd. Doç. Dr. Ahmet Bursalı'nın, Kelkit Havzası'nda yer alan Tokat, Çorum, Yozgat ve Sivas illerinde, sert kene faunasının (türlerinin) ortaya çıkarılması, kene türlerinin sistematiğinin oluşturulması, bu kenelerle taşınan KKKA virüsü ve diğer kene kökenli virüslerin teşhisinin ve genetik karakterizasyonunun yapılması amacıyla TÜBİTAK desteğiyle 2006 yılında başlattığı araştırma çalışması tamamlandı.

Yurt genelinden örneklerin de değerlendirildiği çalışmada, Türkiye'de 46 kene türü tespit edildi. Farklı türdeki kenelerin fotoğrafları çekildi.

GOPÜ Kene ve Kene Hastalıkları Araştırma Grubu üyesi Prof. Dr. Şaban Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, belirlenen 46 kene türünden 38'inin sert (Ixoodid), 8'inin yumuşak (Argasid) gruptan olduğunu belirterek, ''Bu sert kene türlerinin bir çoğu KKKA hastalığını buluşturabilecek türler. Bunlara sadece KKKA olarak bakmamak gerekir. Başka haslıklar da yapabilirler. Her kene hastalık bulaştırabilen bir ajan olabilir. Eğer ısırırsa ve virüs taşıyorsa... Yeni çalışmalarımız da bunu gösteriyor'' diye konuştu.

Keneyle mücadelede kişisel bilincin oluşmasının önemli olduğunu vurgulayan Tekin, ''İlaçla koruma çözüm değil. Doğayı ilaçlamak çözüm değil. Her her yeri ilaçlamak, yararlı böceklerin de ölümüne neden olabiliyor. Kırsal kesimdeki kişilerin bilinçlenmesi lazım. Kene ısırır ısırmaz, en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak keneyi aldırtacaklar'' dedi.

Keneyi sağlık kuruluşlarında çıkartanların hastalığa yakalanma oranının çok düşük olduğunu dile getiren Tekin, ''Hastalığa yakalanıp karantina altına alınanların yüzde 99'unun keneyi kendileri çıkaranlar olduğunu belirledik. Eğer kişi kendi keneyi çıkarırsa keneyle birlikte en yakın sürede sağlık kuruluşuna başvursun. Her kene potansiyel bir mikrop bulaştırıcısıdır. İnsana ve hayvana bulaştırabilir. En kısa sürede kenenin vücuttan çıkarılması lazım'' ifadelerini kullandı.

Tekin, kenelerde en çok KKKA virüsüne rastlandığını, bu virüsün çok çabuk etki gösterdiğini, gerekli müdahaleler yapılmazsa ölüme neden olabildiğini anımsattı.

-''Artık eskisi gibi değil, kene yapışan sağlık kuruluşuna gidiyor''-

Prof. Dr. Tekin, ''Artık eskisi gibi değil, kene yapışan sağlık kuruluşuna gidiyor'' dedi.

Kenelerin ısırdığı yüzlerce insanın, üşenmeden sağlık kuruluşlarına gelip keneleri çıkarttıklarını dile getiren Tekin, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin her yerinde kene sayısında ve ısırmasında artış görebiliriz. Her yerde hastalığa rastlayacağız diye bir şey yok. Halk arasında yaygın olarak konuşulan 'Kene ısırdığında kanı değişen hastaların bağışıklık kazandığı' yönünde söylemler var. Bizim bizzat rastladığımız delil yok. Biz de böyle olduğunu zannediyoruz. Kene ısırması sonucu hastalanan bir kişi sonra ısırmasında hastalanmayabilir. İki defa hastalanmış kişiyi takip etmemiz gerekiyor.''

Keneden ölen kişilerin cenazelerinde sağlık ekiplerinin yeterli tedbirleri aldığını söyleyen Tekin, ''Cenaze törenlerinde virüs geçme gibi bir durum yok. Virüsün geçiş yolları belli. Ya kene ısıracak ya da kan teması olacak ya da vücut sıvılarının teması olması lazım. Ancak böyle olursa bulaşır'' diye konuştu. (AA)

Kene bu defa Yozgat’ta can aldı

Written By THA on Thursday, 17 May 2012 | 14:42

Yozgat'tan Sivas'a Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı şüphesiyle sevk edilen bir genç, tedavi görüğü hastanede hayatını kaybetti.

Yozgat'taki Akbaş Köyü'nde evde uyuduğu sırada omuzuna kene yapıştığını fark eden 21 yaşındaki Nuh Güzel keneyi kopardıktan birkaç gün sonra rahatsızlandı.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı şüphesiyle Yozgat'tan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilen Güzel, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtulamadı.

Güzel'in cenazesi, toprağa verilmek üzere Yozgat'ın Akdağmadeni ilçesine bağlı Akbaş Köyü'ne götürüldü.

Geçtiğimiz günlerde Kastamonu'da da kene ısırması nedeniyle 3 kişi hayatını kaybetmişti. (AA)

3 kişi KKKA'dan öldü

Written By THA on Tuesday, 15 May 2012 | 21:56

KASTAMONU'da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle üç kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Kastamonu Valisi Erdoğan Bektaş ve ilgili kurum müdürleri ortak basın toplantısı düzenledi.

Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü ek binasında yapılan toplantıya Vali Erdoğan Bektaş, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Bahri Yavuz, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Yılmaz, Kastamonu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü İhsan Emiralioğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz ve Kastamonu Müftüsü Dursun Ali Şeker katıldı.

"BU İŞİN ŞAKASI YOK BUNUN BEDELİ ÖLÜM"
Arka arkaya 3 kişinin KKKA nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine düzenlenen bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada "Bu işin şakası yok, bunun bedeli ölüm" diyen Bektaş; "Havaların ısınması ile beraber kene belası yeniden gündeme geldi. Virüs taşıyan kene kaynaklı Kırım Kongo hastalığı yeniden görülmeye başlandı. Bugün itibari ile keneden 3 can kaybımız var. Hastalıkla ilgili oldukça fazla sayıda tedavi gören hastamız bulunuyor. Bir kısmı taburcu edildi. Bir kısmı da pozitif teşhisten dolayı halen tedavi altında. Bu hastalığın kaynağı belli doğadaki kene ile temastan kaynaklanıyor. Mevsim ilkbahar, vatandaşımız arazide, dolayısı ile vatandaşımızı uyarmamız gerekiyor. Çevremizdeki insanları uyaracağız. Daha çok vatandaşımızın bu sıkıntıya uğramaması için üzerimize düşeni yapacağız. Bu işin şakası yok, bunun bedeli ölüm. 3 vatandaşımızı kaybettik, tedbiri zor değil" dedi.

7 HASTA TEDAVİSİ TAMAMLANINCA TABURCU OLDU
"KKKA, Türkiye'nin ilk olarak 2002 yılında tanıştığı ve halen Türkiye'nin belli yörelerinde çoğunlukla olmakla beraber, tamamında görülen olumsuz bir hadise" diyerek konu hakkında bilgi veren İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Yılmaz; "Şu an itibari ile 7 hasta tedavi edilip hastaneden taburcu edilmiş durumda. Kene ısırdı diye illa ölecek durum yok. Bir an önce sağlık kuruluşuna ulaşmak lazım" diyerek kenenin erken fark edilmesi durumunda tedavi edilebileceğini belirtti. (DHA)

Banka ve Kredi haberleri

Daha fazla haber