Güncel

Showing posts with label Depresyon. Show all posts
Showing posts with label Depresyon. Show all posts

Antidepresanda otizm riski

Written By THA on Thursday, 14 June 2012 | 23:01

Gebelikte antidepresanlara "maruz kalmanın" çocuklarda otizm riskini artırabileceği belirlendi.

Amerikalı bilimadamları, gebelikte antidepresan kullanımının çocuklarda otizm riskini 4 kat artırabileceğini gösteren, kısa süre önce yayımlanan araştırmadan yola çıkarak bazı içme sularına az dozda olsa da karışan antidepresan türü ilaçların fetüse etkilerini inceledi.

Tatlı su balıklarını, sıkça kullanılan antidepresan ve antiepileptiklerin karıştırıldığı suya koyan bilimadamları, deneyin sonunda balıkların farklı davrandıkları ve panik halde olduklarını gördü. Ayrıca bu hayvanlarda otizmle bağlantılı birçok genin değiştiği belirlendi.

Bilimadamları, gebelere "kaliteli su" içme tavsiyesinde bulundu. Konuya ilişkin makale, Fransız "Le Point" dergisinin internet sitesinde yayımlandı. (Hürriyet)

Depresyona sanal ilaç

Written By THA on Sunday, 10 June 2012 | 17:40

Bilgisayar oyunu depresyonu yendi

19 depresif özellikli yaşlı insan üzerinde yapılan araştırmaya göre haftada üç gün 30’ar dakika bilgisayar önünde özellikle golf, boks, beyzbol veya bowling oyunu oynamak iyi geliyor.

Bilgisayar oyunlarının depresyon tedavisinde işe yarayabileceği öne sürüldü. San Diego Sam and Rose Stein Enstitüsü’nün, yaşları 73 ile 94 arasında değişen 19 depresif özellikli kişi üzerinde yaptığı araştırmada, haftada üç gün 30’ar dakika bilgisayar oyunu oynamanın çok rahatlatıcı olduğu anlaşıldı. Tıp dergisi ‘American Journal of Geriatric Psychiatry’de yayımlanan ve sonuçları İtalyan medyasına yansıyan araştırmada, depresyona giren 19 kişiden 13’ündeki belirtilerde, düzenli olarak bilgisayar oyunu oynamaya başladıktan bir süre sonra yüzde 50’lik bir iyileşme görüldüğü vurgulandı. ?

Bir diğer araştırmaya göre de bilgisayar oyunları, öğrencilerin ders notlarını yükseltmeye yardımcı oluyor.

Notları da yükseltiyor
İNGİLTERE’de Yardleys School’da yapılan araştırmada, “oyun+ders” programı test edildi. Bilgisayarda penaltı atışı ya da uzay istilası türü oyunları oynayarak bir yandan da ders çalışan öğrencilerin yüzde 70’i matematik sınavlarını geçti. Diğer öğrencilerde başarı oranı yüzde 40’ta kaldı. (Hürriyet)

Depresyona elektroşok

Written By THA on Monday, 30 April 2012 | 03:02

Sağlık Bakanlığı, intihar meyilli, psikolojik ya da ilaç tedavisine yanıt vermeyen “dirençli depresyona” giren kişilerin tedavilerinde elektroşok yönteminin kullanılabileceğini açıkladı.

Anestezi altında uygulanan bu yöntemin yan etkilerinin oldukça az olduğuna yer veren bakanlık, internet sitesine koyduğu spot filmde, kısa süreli hafıza kaybına neden olabilse de, uygulama sonucu kalıcı hafıza kaybına nadiren rastlandığına değinildi. Spotta, uygulamanın gebelerde güvenli, tam tedavi alanlarda da yüzde 80 etkili olduğu vurgulandı.

‘Kontrollü nöbet’
Türkiye Psikiyatri Derneği Üyesi Doç Dr. Burhanettin Kaya, bakanlığın bu yaklaşımını Hürriyet’e şöyle değerlendirdi: “Elektroşok 115 yıllık bir tedavi yöntemidir. Şakaklara takılan elektrotlar ile bir miktar elektrik verilerek hastanın epilepsi nöbeti geçirmesi sağlanıyor. Bu işlem hastalar uyurken yapılıyor. O nedenle kişi hiçbir şey hissetmiyor. Özellikle intihar riski, tedavi reddi olan, saldırgan hastalarda, taşkınlık nöbetlerinde kullanılıyor. Tedaviye yanıt oldukça yüksek.” (Hürriyet)

Kan testinden depresyon teşhisi

Written By THA on Sunday, 22 April 2012 | 03:08

Psikiyatrik bir rahatsızlık olduğundan sıkça karıştırılabilen, teşhisi zor ama çok yaygın görülen depresyonu kan testiyle belirlemek mümkün olacak.

Bilim adamlarının üstünde çalıştığı bir yönteme göre basit bir kan testinde 28 değere bakılacak. Bu 28 değerden 11'i sayesinde depresyon belirtileri önceden görülebilecek.

Araştırma Translational Psychiatry isimli tıp dergisinde yayınlandı. Testin doktorların özellikle ergenlik çağındaki gençlerin tedavisinde erken teşhisle kolaylık sağlaması bekleniyor.

Uzmanlar araştırma sonuçlarını teşhis yapılmasını kolaylaştıran, cesaret verici bir araştırma olarak değerlendirdi. (Hürriyet)

Türklere depresyon uyarısı!

Written By THA on Wednesday, 14 March 2012 | 20:53

Giessen'deki Psikiyatri Kliniği yetkilileri, içkinin depresyon hastası yaptığı uyarısında bulundular.

Klinik müdürü Prof. Dr. Bernd Gallhofer "Burası korkulacak bir yer değil. Rahatsız olan herkese yardım eli uzatıyoruz".

Depresyon hastalarının tedavi edildiği Almanya'daki Giessen Psikiyatri Kliniği'nde çok sayıda Türk hasta bulunuyor. Bunlardan bir tanesi 56 yaşındaki N.S. 15 yıldır yaşadığı sorunlar nedeniyle tedavi görmeye karar verdiğini söyleyen Türk hasta, kendi yaşadıklarının diğer ailelere ibret olmasını istedi. Üçüncü kez bir psikiyatriye yatan N.S. ailelere seslenerek "Çocuklarınızla yakından ilgilenin, onları kötü alışkanlıklardan uzak tutun" dedi. N.S., 1979 yılında ailesinin yanına Almanya'ya geldiğini, boşandığını ve iki çocuk sahibi olduğunu söylerken şu bilgileri verdi: "Kendimi iyi hissetmiyordum, korkunç rüyalar görüyordum. Ağrılarım vardı. Bu nedenle ilaç tedavisi görüyorum. İki aydır buradayım. Kendimi daha iyi hissediyorum. Hasta olduğumu biliyorum. Geldiğimde ellerim titriyordu. Şimdi bunlar geçti."

MUTLAKA TEDAVİ OLUN

15 yıl önce Giessen yakınında restoran işlettiğini söyleyen N.S. şunları söyledi: "İçki içmeye başladım ve bu zamanla bir sorun haline geldi. Günde 13-14 saat yoğun bir şekilde çalışıyordum. Bunun üzerine bir de stres yüklenince sağlığım iyice bozuldu. Şimdiye kadar 2-3 aylık tedavi süreleri atlattım. Çevremdekilerin çoğu buraya gelmemi destekliyor. Ancak bazı arkadaşlarım 'Ne işin var orada' diye tepki de gösterdi. Bu hastalığın tedaviden başka çözümü yok. Benim gibi sorunlar yaşayan diğer Türklerin de tedavi olmalarını isterim. Aileler çocuklarının bu tür rahatsızlıklar yaşamasını istemiyorlarsa onlarla yakından ilgilensinler. İçki ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutsunlar. İçki depresyonu tetikliyor."

PSİKİYATRİDEN KORKMAYIN

Giessen Psikiyatri Kliniği müdürü Prof. Dr. Bernd Gallhofer, depresyon sorunları ve nedenleri hakkında bilgi verdi. Türk kökenliler arasında belirli bir kesimin psikiyatriye sıcak bakmadığını vurgulayan Prof. Dr. Gallhofer "Sunulan sağlık hizmetinden faydalanmanın yanlış olduğunu düşünüyorlar. Bunun arkasında kültürel bir neden var. Bu tür önyargılar elbette diğer kültürlerde de var. Ancak bu Türk toplumunda daha gelişmiş. Bu önyargıları yıkmamız gerekiyor" dedi. Halk arasında psikiyatri tedavisi sunulan hastanelere karşı bir korku var. Bazı insanlar 'Beni bir odaya kilitleyecekler, bana ne olduğu bilinmeyen değişik ilaçlar verecekler' gibi nedenlerle gelmeye çekiniyorlar. Bu gereksiz korkuda geçmişte çekilen sinema filmlerinin etkisi büyük oldu. Burada elbette böyle bir manzara yok."

SORUNLAR BİRİNCİ SINIFTA BAŞLAYABİLİR

Giessen Psikiyatri Kliniği'nde hemşire ve NLP (Sinir Dili Programlaması) uzmanı olarak çalışan, Türk hastalarla yakından ilgilenen ve dışarıdan gelen hastalara da "Anadolu Kadınının Sesi" adlı grupta konuşma terapileri sunan Leyla Lange-Hermstaedt, Türklerin genellikle depresyon sorunu yaşadığından habersiz olduğunu söyledi. Lange-Hermstaedt şu bilgileri verdi: "Hastalar vücut ağrıları çektiklerini söylüyorlar. Türk hastalar hastalık ilerleyince, yani çok geç bize geliyorlar. Onlara ilk önce depresyonda olduklarını anlatmak gerekiyor. Depresyonun belirtileri omuz, bel, baş ağrıları da olabiliyor. Yani depresyon hastalığı vücut ağrısına da dönüşebiliyor. Yalnızlık Türkler arasında büyük sorun. Özellikle de evlilik yoluyla Türkiye'den gelen erkek veya kadınlar bu sorunu yaşıyor. Bu insanlar genellikle dil sorunu yaşadıkları için toplumdan uzaklaşıyorlar." (dha)

Banka ve Kredi haberleri

Daha fazla haber